Tayland'ın güneyinde bulunan, Phuket ve Krabi'den deniz yolu ile ulaşılabilen güzel bir adadır kendileri. Ziyaretçileri, güzel plajları ve doğası ile en sevdiğim destinasyondur kendisi. Hatta "The Beach" filmine de konu olmuştur. Mutlaka görülmesi gerekir.
gezgin olanların olabildiğince hafif almasını tavsiye ederim. extra 100 gram 2 saat sonra 5 kilo gibi hissettiriyor. eğer kampçıysanız kilo çok fark etmeyebilir gezgine göre. konfor verecek bir çadırı tavsiye ederim. çadırı ne zamanlar kullanacağınız da önemli tabiki. 5 mevsime kadar olan çadırlarınızı ihtiyacınıza göre alabilirsiniz.
ben hem kamp yapmayı hem de gezmeyi sevdiğimden ve öğrenci olduğumdan hafif, konforlu, 4 mevsim ve ucuz olan naturehike cloudup 2 kullanıyorum. tavsiye ederim. bunun dışında marmot, husky, ferrino da kendini kanıtlamış markalardır.
ben hem kamp yapmayı hem de gezmeyi sevdiğimden ve öğrenci olduğumdan hafif, konforlu, 4 mevsim ve ucuz olan naturehike cloudup 2 kullanıyorum. tavsiye ederim. bunun dışında marmot, husky, ferrino da kendini kanıtlamış markalardır.
Kadında cinsel taşkınlık...
Toplumsal alanda erkek egemenliğinin yaygın olması nedeniyle ancak yalnız oldugunda güçlü kalmayı öğrenir.
gerçek adı (bkz: charles spencer chaplin)dir. şarloyu yaratan kişi. sinemanın seyrini değiştirmiş nadide kişilerden biri olan chaplin bir çok kesim tarafından sevilir. en komik adam olarak bilinir.
16 nisan 1889 londra'da doğan chaplin, yalnızca bir oyuncu değil aynı zamanda yazar, yönetmen, besteci, kurgucu ve komedyen niteliklerine sahiptir. filmlerinde politik görüşünü belli etmekten çekinmemiş ve bu nedenle amerika’nın tepkisiyle karşılaşmıştır. evlilikleri ve vergi borçlarıyla karalanmaya çalışılan chaplin, 1952 yılında ülkeyi terk etmiş ve isviçre’ye yerleşmiştir. film çekmekten ve filmlerinde sol görüşe olan meyilini belli etmekten çekinmeyen chaplin, 1972 yılında kovulur gibi terk ettiği amerika’ya oscar almaya gitmiştir. ve bundan 5 sene sonra 25 aralık 1977’de isviçre’de uykusundayken hayata veda etmiştir. 1 mart 1978’de cesedi fidye amacıyla kaçırılmak istenmiş ancak kısa süre içerisinde bulunarak aynı yere defnedilmiştir.
aslında filmlerinde ağır bir hüzün var benim kanaatimce.
16 nisan 1889 londra'da doğan chaplin, yalnızca bir oyuncu değil aynı zamanda yazar, yönetmen, besteci, kurgucu ve komedyen niteliklerine sahiptir. filmlerinde politik görüşünü belli etmekten çekinmemiş ve bu nedenle amerika’nın tepkisiyle karşılaşmıştır. evlilikleri ve vergi borçlarıyla karalanmaya çalışılan chaplin, 1952 yılında ülkeyi terk etmiş ve isviçre’ye yerleşmiştir. film çekmekten ve filmlerinde sol görüşe olan meyilini belli etmekten çekinmeyen chaplin, 1972 yılında kovulur gibi terk ettiği amerika’ya oscar almaya gitmiştir. ve bundan 5 sene sonra 25 aralık 1977’de isviçre’de uykusundayken hayata veda etmiştir. 1 mart 1978’de cesedi fidye amacıyla kaçırılmak istenmiş ancak kısa süre içerisinde bulunarak aynı yere defnedilmiştir.
aslında filmlerinde ağır bir hüzün var benim kanaatimce.
evet arkadaşlar annem bugüne kadar 100'ün üzerinde yabancı misafir ağırladı ve ingilizcesi olmamasına rağmen hepsiyle çok güzel anlaştı. şuanda da evini erasmus öğrencileriyle paylaşıyor. nasıl mı ?
hikayenin başına dönecek olursak; ben yıllardır couchsurfing etkinlikleri düzenliyorum haliyle hergün neredeyse misafirim oldu bugüne kadar. evin kapasitesi yetmediği bir gün annemi arayıp durumu izah ettim. kabul etmesiyle başladı bu döngü.. artık o kadar sıradanlaşmıştı ki anneme gönderdiğim misafirler; haftada 3-4 kişiyi buluyor sayı düştüğünde annem sitem ediyordu. anneme ''anne nasıl anlaşıyorsunuz'' dediğimde ''her şey için dil mi gerek oğlum anlaşmak istedikten sonra anlaşırsın'' dedi. bir gün annemin turist ile iletişimine şahit oldum. kadın gayet rahat ve güvenle vucut dilini kullanıyor bazı ingilizce komutları da öğrenmiş (come, go, eat, sleep vb) araya da onları serpiştiriyordu. sanırsın türkçe sohbet ediyor. bir gün ''sen yurtdışına gitsen hiç zorlanmasın'' diyorduk kadın yine özgüvenli bir şekilde ''geze geze 3-5 kelime öğrenirsin eee bir de vucut dilini kullandın mı iş bitti. neden bu gençler dil bilmiyorum diye özgüvensiz oluyorlar'' dedi ve biz dumur... şuanda da 2 erasmus öğrencisi kendisine eşlik ediyor. onlar anneme ingilizce annemde onlara türkçe öğretiyor..
bu anlattığım hikaye sahibi annem 50 yaşında. sağlık sorunları olmasa yurtdışına çıkacaktı. parayı ve dili öne sürenlere yaşantısını anlatıyor.
(bkz: gezginanne)
hikayenin başına dönecek olursak; ben yıllardır couchsurfing etkinlikleri düzenliyorum haliyle hergün neredeyse misafirim oldu bugüne kadar. evin kapasitesi yetmediği bir gün annemi arayıp durumu izah ettim. kabul etmesiyle başladı bu döngü.. artık o kadar sıradanlaşmıştı ki anneme gönderdiğim misafirler; haftada 3-4 kişiyi buluyor sayı düştüğünde annem sitem ediyordu. anneme ''anne nasıl anlaşıyorsunuz'' dediğimde ''her şey için dil mi gerek oğlum anlaşmak istedikten sonra anlaşırsın'' dedi. bir gün annemin turist ile iletişimine şahit oldum. kadın gayet rahat ve güvenle vucut dilini kullanıyor bazı ingilizce komutları da öğrenmiş (come, go, eat, sleep vb) araya da onları serpiştiriyordu. sanırsın türkçe sohbet ediyor. bir gün ''sen yurtdışına gitsen hiç zorlanmasın'' diyorduk kadın yine özgüvenli bir şekilde ''geze geze 3-5 kelime öğrenirsin eee bir de vucut dilini kullandın mı iş bitti. neden bu gençler dil bilmiyorum diye özgüvensiz oluyorlar'' dedi ve biz dumur... şuanda da 2 erasmus öğrencisi kendisine eşlik ediyor. onlar anneme ingilizce annemde onlara türkçe öğretiyor..
bu anlattığım hikaye sahibi annem 50 yaşında. sağlık sorunları olmasa yurtdışına çıkacaktı. parayı ve dili öne sürenlere yaşantısını anlatıyor.
(bkz: gezginanne)
hürriyet gazetesinde karşıma çıkan inginç haberrrr......
Hepimiz oyunlar oynarız ve hayal gücümüzü geliştiririz oynadığınız oyunlar neler belki oynadığımız ortak oyunlar vardır mesela benim offline oynadığım oyunlar sayısız ama online olarak
-League of legends
-cs go
-League of legends
-cs go
sanırım seçmek pek zor olmadı, şimdilik (bkz: roma)
