yolculuk öncesi sırtçantası hazırlamayla başlar, kulaklığı takıp yol boyunca iç sesinle yüzleştiğin ana kadar süren garip gülümseme. hiç bitmesin.
Kısaltması "Saü" olan devlet üniversitedir.
1992 yılında kurulmuştur.

[url http="http://www.sakarya.edu.tr/" title="Sakarya Üniversitesi"]sakarya üniversitesi - gezginsimsek-n276e
İlkler unutulmazmis ilk kampimdi 1-2 Ekim 2016 yaz Bolurail i beni hiç çağıran olmadı kampa 2016 haziran dönemi final haftamda yine hayattan bezmiş bir şekilde Facebook ta postları takip ediyordum birden interrail Türkiye de olduğumu anladım merak ettim dedim hayırdır ne var burda bı kaç post okudum sonra okudukça okudum en son bı posta denk geldim ve o postun içinde pablo nerudanin su dizeleri vardi

Yavaş Yavaş Ölürler

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar

Bu dizeler bana nefes oldu siyah beyaz hayatıma renk oldu o zamanki bana yeni bir ben verdi.

1-2 ay bı ekipman arayışından sonra ekipmanları hazırladım

Sonrasinda kampa geldim korka korka ama o 2 gün belki hayatımın dönüm noktasiydi hayallerimin vuku bulmuş haliydi
İnsanların önyargisiz oluşu samimi oluşu amaclarimizin hayallerimizin aynı oluşu konuşulanların herkes tarafından ilgi çekici olması bana bunları ilk defa tattıran o kampti he bu arada ilk otstopumdan ve ilk kampımdan belki hiç durmaksızın anlatabilicegim 4-5 saatlik ani biriktirdim bunları sonraki postlarda paylaşmak üzere diyorum şimdilik :)


Son olarak kendimi kesfetmeme sebep olan pablo neruda ya ve interrail Türkiye ye bir teşekküru borc bilirim elimden geldiğince de benim gibi korkupta çıkamayan yada isteyipte tereddüt u olanlara yardım ediyorum, bayrağı devir aldık bu bayrak bilgi gibi paylaştıkça artan bir bayraksözlükçülerin yola ilk çıkış hikayeleri - ferrarisinisatangezgin-IcFwr
Beşiktaş JK'nin, Ağustos 1911'de kurulan şubesidir. An itibariyle 3 yıldızlıdır. Seneler sonra buraya gelip 4. yıldız için edit yapacağımı belirtmek isterim. beşiktaş - gezginsimsek-q6yKQ
Öyle bi şart yoktur piirim. Ruh işidir bu ruh. Yaşadığınız yeri keşfetmeden başka ülkelere göz dikmemek gerek. Güzellik her yerdedir,gezgin de güzelliğin takipçisidir.

Takip edin. Önce çevrenizi, sonra yolları takip edin.
anne frank evi, vondelpark, dam square, heineken müzesi gibi popüler mekanlara sahip, uyuşturucu ve fuhuşun yasal olduğu, bisikletliler tarafından ele geçirilmiş avrupa şehridir .

avrupa'da 20'den fazla şehir dolaşmış birisi olarak medeniyetimizin geldiği en ileri nokta gözüyle bakıyorum bu şehre. bu kararımı ancak iskandinav şehirleri değiştirebilir.
schonbrunner bahçeleri, st stephen's katedrali, belvedere sarayı, rahtaus gibi popüler mekanları olan orta avrupa şehridir.

viyana yapılan araştırma ve anketlerde çoğu zaman avrupa'nın en yaşanılabilir şehri çıkar. şehirde figlmuller adlı meşhur bir şinitzelci vardır ve bütçeniz uygunsa meşhur şinitzel + patates salatası + büyük bira size yaklaşık 25 euroya mal olmaktadır. çok ekstra bir tadı yok ama istanbul'a gelen turistin sultanahmet köftecisine gitmesi gibi bir şey olarak gördüğümden ben vermiştim.

viyana'da ne yapılır merak ediyorsanız, kısa bir göz atmak için tıklayabilirsiniz.
benim bu gezegende görmüş olduğum en güzel yerdir kendileri. avusturya'nın oldukça küçük bir köyüdür.

bir gölün kıyısına kurulmuş bu şehre viyana'dan batı'ya doğru devam eden gezilerinizde mutlaka ama mutlaka yer vermenizi öneriyorum hatta şiddetle ısrar ediyorum.

oldukça popüler olan, hatta ünlülerin kafa dinlemek için kaçamak noktası haline gelen bu köyde fiyatlar da şaşırtıcı düzeyde ortalamadır. normalde bu tür küçük ve turistik yerlerde fiyatlar aşırı şişirilir ama hallstatt'ta kalacak yer hariç fiyatlar avrupa ortalamasının altında diyebilirim. sabah saatlerinde gidip, kafanızı dinleyip rahatladıktan sonra akşamüstü son vapurla köyden ayrılmak bütçesini optimum kullanmak isteyen gezginler için doğru bir plan olacaktır.

burada ne yapılır kısa bir göz atmak isterseniz tıklayabilirsiniz.