Çözemediğim bir şeydir mesele gezmek mi o sıfatı almak için yoksa sakız gibi dilden dile dolaşması mı .

İpini koparan gezgin oluyor acep nasıl oluyor misal Antalya dan ısparta ya gitsem olur muyum?
kayseri
kayserili arkadaşlar alınmasın ama fazlasıyla iç karartıcı ve boş bir şehirdi.
tabi kötü tanımınızın ne olduğuna göre de değişir
Bu öyle bir harekettir ki bir anlık da olsa bile tüm sıkıntılar püfff uçar gider ve o an sonsuz haz gibi gelir.

Genelde geceleri(02-04 arası) farklı şehirde bulunduğum takdirde istemlice uyguluyorum . En son Antalya Burdur arasında bir yerde kafamın güzel olmasına 1 dk kala aslan kral animasyonundaki büyük “timon “ başkanın sözleriyle “aaaaa aaaa back to come hubari humma” çılgınlar gibi eğlenmemle başlar ve İsmail yk “abv” ile bitmesi muhtemeldir.
Sanıldığı kadar zor bir eylem değildir hatta ve hatta az düşünmeyle çok çok fazlası kazanılabilir .

Ben kendim uyguladığımı belirteyim : Nadir giderim sınavlardan 1 hafta önce not çıkar sat 1000 lira cebe (senede 4 bin min o da ) veee yaz gezisi parası çıkar.
İsteyenler ülkedeki siyasetin taa diyip kurumlara girerek oradaki vasatları kendini kullandırmamak kaydıyla kullanabilir. Aylık masrafın karşılanır denemedim deneyen gördüm ve faydalandım .
İşe girmek en son seçenektir benim için çünkü “okuyom yaaaa” demek şimdilik en iyisidir.
Bir de son zamanlarda aegee den de yiyip içip gezip harcamıyorum diyenler var onu bilmiyoru ama öğretebilirseniz öğreniriz.
cosmic call benden gezginsözlüğe hediye olsun.. golevka albümünü küçük bir gezinizde yanınızda götürün. "gökyüzüne en yakın yerden müzik..." böyle bi sloganları vardı yanlış hatırlamıyorsam. oldukça fazla post-rock grubu olmasına rağmen bunların yaptığı işler kadar beni etkileyenini daha bulamadım. her çalışmalarında ki harita film gibi. link bıraktığım şarkıyı kuzey ışıkları altında dinlemek hayalimdir.
öncelikle koh rong nerede diye merak edenlerle başlayalım. Kamboçya'nın batısında ufak bir ada. Bundan 15 sene evvel Bora isminde bir Türk kamboçyalı bir kıza aşık oluyor. Ne yapalım ne edelim derken aşkı için Türkiye'den kamboçya'ya taşınıyor. E tabiki aşk da bir yere kadar, karın dıyurmuyor. Ne iş yaparım nerden para kazanırım derdine düşünce aklına şu fikir geliyor. 'ufak bir bot kiralayayım, bu botla da kamboçya anakaraya gelen turistleri yakınlardaki bakir adalara götürüp gezdireyim''. Ama sorun şu ki, kendisi de aslında bir turist. Gezdirdiği turistlerle beraber kamboçya adalarını keşfediyor. Keşfettiği adalarda turizime kapalı, sadece 50-100 kişilik yerel halkın yaşadığı el değmemiş cennet gibi adalar. Turistlerin ilgisini görünce, kendisi de beğenince, bu el değmemiş adalara taşınıyor. adada ilk önce küçük bir kafe, sonra zamanla bir restorant, sonrasında bir hostel, en sonunda bir otel açıyor. Bot sayısını arttırıyor ve kendi adasına turistleri taşıyarak, kendi işletmelerinde ağırlıyor. Uzun lafın kısası adam sıfırdan bir turizm adası yaratıyor. Bugün Koh Rong adası Kamboçya'nın en çok turist çeken yerlerinden birisi. Hatta Kamboçya hükümeti, sen bu işi iyi becerdin diyerek adanın elektrik, su dağıtım işlerini de bizim bora'ya devrediyor. Küçük bir krallık kuruyor. Ben gittiğimde adada değildi, görüşme şansını kaçırdım. ama adadaki diğer türkler tarafından anlatılan efsane hikaye böyle dilden dile dolaşıyor. (100 e yakın Türk yaşıyor orada, çoğu Bora'nın işletmelerinde çalışıyor )
tüm arkadaşlarının arzuladığı bişeyi başarınca aile fertleri dışında kimsenin samimi bi sevinç gösterememesi. haset ederek arkadaşlık etme durumu. derdi olduğunda yanında olursun mesela herşey hoş hatta 10-15 gün tek gündem meselesi onun derdidir tam o arada bi sorun yaşar ve anlatırsın ki bu seni çok yıpratmış olabilir ve tepkisi onu boşver de ben ne yapıcam :(( acayip çekişmeler var samimiyetsiz ilişkiler var bilmiyorum ya saf bi dostluk neden tutturamadım ki yada neden böyle hissediyorum. bide etrafındaki kimsenin senin ilgi gösterdiğin şeylere ilgi göstermemesi acaba neredeyim ben hissi yaratmıyor mu kimsede ??
Bu öyle bir cümledir ki Tanrı affetsin görüldüğü duyulduğu hatta hissedildiği takdirde kusarak uzaklaşılması gerekir . (Tıpçılarda Çok çalışmaktan fırsatları olmuyor yada YÖK İşte sadece)

Sanırım liseden kalma bir ego var ve bu fakültede daha da artarak devam etmekte nedendir tam çözemedim ama sanırım sırrı yatmaktan geçer.tanıtıma geçelim:

Hazırlık okuyan bir hukuk Öğrencisi 3 nükleer kuru fasulye niteliğindedir tecrübe ile sabit. Ülke genelindeki en ama en vasıflı eleman olduğunu düşünür kendisini.(devlet üniversitelerinde yabancı dil YÖK hoş özellerde de var ama sözde) avukat kesilmeleri olağandır . Avukat mısın sorusuna da : birçok seminere gittim beni böyle yargolayamazsın , der. (Hadsiz) sessizce ne anlatıyorsa dinlenilmemeli ve dinlemediğini ona göstermelisiniz en iyi yol. ( o kadar garip ki ayni sınıfta okuyanlar bile birbirine yapar kadınlar bu konuda çok iyiler)

1. Sınıf en tehlikeli sınıfların ikincisidir amfiye girdiği anda 30 sn içerisinde “20 yıllık avukat , 10 yıllık savcı/hakim” gibi konuşması muhtemeldir cümlelerinde maddeler kullanması veyahut hukuki terimler kullanması sıklıkla görülür.(yaş fark etmez bizzat yaşadığımı aktarayım 40 yaşında yüksek mühendis : sana doğal hukuk yaptırımları uygulanmalı. Evet bu cümleyi dedi hiç bir zaman unutmayacağım bu cümleyi )
Birinci sınıfı sınıfta kalarak veya alttan ders alarak Atlatan öğrenci “dünya benim etrafımda dönmüyor dünya benim” jargonunu genelde bırakır .

Kitaplarla gezmeyi saymıyorum bile . Klasik cümle şudur: abi bir kitabımız var 5 kilo 5 (aslında 2 kitaptır o)
Ayrıca minibüs otobüs toplu taşıma halka açık heryerde Hukuk okuduğunu belli edecek bir kitap taşır ve kapağı hep dışa dönüktür( bunlardan dolayı hep çantayla gezmek zorunda kalmışmdır rezillik)

Diğer sınıflar için ortamlarda hakim savcı Eda’ları kesilmesi mezun olana kadar devam eder mezun olduktan sonrasını bilemiyorum. Olmadım daha.

Birde okula gitmeyen mottolar var onlar genelde mütevazidir. Alınlarında hukuk okduğu yazmaz görüldüğü takdirde sıradan insan sınıfındadır herşey olabilir. Evet bu insanlar iyidir başarısızı da başarılısı da iyidir .

Sonuç olarak öğrenci Yani vasıfsız elemal sınıfındaki kişilerin 20 yıllık üstad kesildiği görülmesi normaldir çokta şey yapmamak lazım aynı zamanda “birader kaç yıllık avukat/hakimsin “ diye sorulduğu takdirde “ebevev ehküm şey öğrenciyim ya ama şey derste şey görümssdjnr” bu tür bir cevap almak pek şaşırtıcı değildir . Cümlesini asla tamamlaymaz.

Severek okuyanlar da var ama bana daha çok severek kullananlar denk geldi.

Ben mi ben söverek çalışanlardanım.
bu aralar instagram hikayelerinde popüler olan, indirilen telefonların rehberlerine ulaşarak , kim kimi hangi adla kaydetmiş gösteren program şeyşi.

erişim izni verdiğinizde program sizin rehberinize ulaşarak , tüm kayıtlı numaralara ve sizin numaranıza erişir.bu yüzden saçma yerlerden gelen aramalar ve mesajlar hakkında ; bu mesajlar nerden geliyor, numaramı nereden buluyorlar diye ağlamayın.