Bilmediğim için açtım monşom değil “maşom” evet başlıkta hata YÖK bilen varsa şimdiden teşekkürler.
Ayancık ilçesinin güneyinde yer alır ve 1200 metre yükseklikte yer alır. İki çayın birleştirerek oluşturduğu yapay bir gölettir. Göl, ortalama 3 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Çevresindeki ormanlarda yaban domuzu, ayı, kurt, çakal ve tavşan gibi yabani hayvanlara rastlamak mümkün olan gölün yanında Orman İşletme Müdürlüğüne ait bir tesis bulunmaktadır.
Kimilerine göre Disneyland'ın atası. Bir lunaparktan çok daha fazlası.

Tivoli Bahçeleri, 1843'de, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da kurulmuştur. Bir lunapark olmanın yanı sıra, içindeki lüks restoranları, renkli kafeleri, çeşit çeşit bitkileri, konser alanları ve tiyatro sahneleriyle harika bir eğlence merkezidir.

Her sezon farklı bir konseptle açılan Tivoli, gezginler için son derece pahalıdır. Kapı giriş ücreti 110 Danimarka Kronu (15€); giriş ücreti dahil tüm oyuncaklara sınırsız binebileceğiniz bilet ise 230 Danimarka Kronu (31€)'dur.

Sadece giriş bileti alıp tadımlık bir oyuncağa binmeniz önerilir. Tek oyuncak fiyatı 25, 50, 75 kron arasında değişmektedir. Rollercoaster tavsiyemizdir.
dünya da motor sporlarında ki grurumuzdur kendisi. Pek çok aile ferdini motor kazasında kaybeden kenan sofuoğlu hala yarışmaya devam ediyor. geçtiğimiz senelerde bebeğinin ölümüyle bir acı daha yaşaması hepimizi çok üzdü. tüm ölümlerin ve acıların gerisinde kalması dileklerimle

son yarışında ki geçirdiği kaza videosunuburadan izleyebilirsiniz
bluetooth, kablosuz iletişim sağlama teknolojisidir. kökeni çook eskilere, m.s. 10. yy'a dayanmaktadır. adını da zaten o dönemin danimarka kralı olan herald bluetooth'tan almıştır.
ÇİĞKÖFTE' NİN HİKAYESİ
Çiğ köftenin hikayesi rivayete göre şöyledir; Hz. İbrahim döneminde yaşayan Urfalı bir avcı, avladığı bir ceylanı eve getirip hanımından yemek yapmasını ister. Evde ve yaşadıkları çevrede tek bir dal odun dahi kalmamıştır. Zira Nemrut, Hz. İbrahim'i ateşe attırmak için bütün yakacakları toplamıştır. Avcı bu durum üzerine eşinden bir çare bulmasını ister. Kadın, ceylanın budundan bir parça yağsız et alır ve bir taş üzerinde onu ezmeye başlar, sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla yoğurur. Yeşil soğan ve maydanoz ekler. Çiğ köfte o gün bugündür dost meclisinin muhabbet kaynağıdır.

Çiğ köftenin yapılışı merasimle olur. Çiğ köfte sanatı biber ile eti terbiye etmektir. Kullanılacak et yağsız ve sinirleri alınmış ve oldukça iyi çekilmiş olmalıdır. Bıçakla çekilmişi ya da dibekte dövülmüşü makbuldür. Kişi başı bir çay bardağı bulgur kullanılmalıdır. Domates salçası, biber salçası, halka şeklinde dilimlenmiş limon, sarımsak, isot, pul biber, soğan, envai baharat (son zamanlarda köfte harçları çıktı) ve yeşillik...

Önce bulgur salçayla yoğrulmaya başlar. Sonra diğer malzemeler konur. Hamur yoğurur gibi yoğurmamak gerekir, böyle yoğurmak çiğ köfte literatüründe beceriksizlik olarak nitelendirilir. Yoğururken güç kullanmak çok önemlidir. Avucun içine köfte doldurulan köfte, elin avucun yumuşak bölgesi ile tepsiye sürtülür, tepsiye sürtülürken elde edilen ısı enerjisinin köfteye oldukça etki ettiği söylenir. Köfte yoğrulurken su yerine buz kullanmak yeğdir. Buz eridikçe köfte yoğrulur. Yarım saat, kırk dakika kadar yoğrulan köfteleri elimizde ufak parçalar haline getirerek sıkarak servise hazırlarız.
Sen çiğköfte için maniler,türküler yaz sıra gecesi yap adıyaman benim desin.


Dipnot: Etsiz çiğköfte olmaz, çiğköfte urfanındır.
Dipnot2: Adıyaman etsiz yapıyor bence başka bir isim bulmalı.
kıyafetlerini genel olarak beğendim giyim firması. yalnız sanki son zamanlarda kalitesinde bir değişiklik var. en çok sevdiğim mağazası da outlet'i olan taksim'deki şubesi.
popstar türkiye - kaplumbagaterbiyecisi-3Kiwb

bayhan, firdevs, abidin, selçuk, bayhan. kanal d'de yayınlanan ilk popstarı izleyenler bu isimleri hatırlayacaktır.
en meşhur olayı deniz seki'nin; bayhan isimli yarışmacıya ''hapista yatmış birisi, toplumdan aforoz edilmeli'' dedikten 10 sene sonra kendisi torbacılıktan içeriye alınmış ve cezaevinde yatmıştır.
Uzaydan bakıldığında gözü andıran yapı, 1965 yılında Gemini 4 astronotları McDivitt ve White tarafından keşfedilmiş. Daha sonra, ilginç şekil astronotlara yön tayin etmede de yardımcı olmuş. 50 km çapındaki ilginç yapıyı yerden fark etmek ise mümkün değil.

"Richat Yapısı" denilen 50 kilometre çapındaki dairesel yapının, önceleri meteor taşının düşmesi sonucu oluştuğu düşünülse de coğrafyacılar tarafından jeolojik zamanda su ve rüzgar erozyonundan oluştuğu belirlenmiş. İlginç yapının yan kısımları, tortul kayaçlardan oluşurken, ortasındaki dairesel yapılar ise 600 milyon yıllık bazalt ve volkanik taşlardan oluşuyor. Ancak yapının neden dairesel bir şekil aldığı ise gizemini koruyor.

dünyanın gözü - enesalts4-1hJ5zdünyanın gözü - enesalts4-8rIsJ
kaçırmıyor muyuz bazı şeyleri?

belki kendimiz belki de sosyal medyadan takip ettiğimiz onca insanı düşünün. gerçekten gezgin olanları.
en yakın arkadaşının düğününü kaçırıyorsun mesela. ya da yeğeninin ilk doğum gününü. kardeşinizin mezuniyet törenini. sen dünyanın bir ucundayken, en yakınlarınızın yıllar sonra açıp bakacağı fotoğrafların hiç birinde olmayacaksın. en zoru bu bence.
sevgilin olmaz. ya da olma ihtimali düşüktür. olsa bile yürüme ihtimali azdır.

bir diğeri çevrenizde ki insanların sizi sorguya çekmesi. ne zaman hayatını düzene sokacaksın, ne zaman düzgün bir işe gireceksin, ne zaman evleneceksin, ne zamana kadar bu böyle... diye uzar gider sorular. kimine cevap verirsin kimi canını çok sıkar. her ne kadar canını sıksa da bu sorular, kolombiya'nın küçük bi kasabasında o garip yemeklerini yerken bir de sen kendine sorarsın aynılarını. ne zaman hayatımı düzene sokacağım? işte buna cevap vermek gerçekten zordur. çünkü zehri almışsın bir kere. dünya'da ki onca güzellikleri görmeden geçen bir hayat anlamsız gelir sana.
güzellik demişken, kimi zaman bu güzellikler can sıkıcı olabilir. isveç, norveç, almanya gibi ülkelerde hissedersin en çok bunu. sürekli bi kıyaslama yaparsın kendi ülkenle. ''biz neden ülkemizde çevremizi kirletiyoruz, insanlara neden saygı duymuyoruz, trafikte neden sürekli kornaya basıyoruz'' gibi sorular aklını kurcalar. sonra ister istemez kendi ülkeni savunursun içinden. ''ama bizim de şuyumuz iyi'' gibi. sonuç olarak farkındalığın artar. rusyada komünizmden kalan izleri görürsün, amerika'da kapitalizmin nasıl çalıştığını. afrikanın o güzelliklerinin nasıl sömürüldüğünü. bilirsin. çok şey bilirsin ama bu kadar farkındalık kafanı yorar. çünkü düşünecek çok zamanın vardır. bilgisayarda video oyunları oynayarak ya da televizyonda dizileri izleyerek uyutulmuyorsundur.
ayağına diken batması, şarjının bitmesi, kaldığın hostelin pislikten geçilmiyor olması, aç susuz kalman, uyku tulumunun yeterince ısıtmaması olsaydı keşke gezgin olmanın zorlukları.
ha bu arada, gezgin olmanın dedim. turist olmanın değil. ya da çeşitli programlarla bir kaç ülkede bir kaç saat kalmış insanların değil.

edit: imla