Hocaya şaka yapmak için kriz geçirmiş gibi yapmıştım çocuk aklı baya telaşlanmıştı herkes sonra iş büyürken arkadaşıma lan napıcaz diyorum beni sırtladılar sonra ayaklandım şaka yaptık diyince öğretmen baya sinirlenmişti disiplin cezası üstüne nasihat. Sonradan iş işten geçtikten sonra anladım ki böyle şeylerin şakası olmaz özür dilerim hocam.
ingiliz ekonomist william stanley jevons, 1865 tarihli ”the coal question” (kömür sorusu) adlı kitabında, endüstri devrimiyle birlikte girilen üretim devriyle ilgili önemli bir noktaya değiniyor. teknolojik verimlilik ilerledikçe, daha az yakıt ile aynı işi becerebilen makinalar geliştikçe, kaynak tüketiminin azalmadığı, tam tersi arttığını vurguluyor. yani daha verimli çalışan makinalar üretmek tüketimi teşvik ediyor.

kısaca, daha yüksek verim ile sağlanan tasarruf ekonomik büyümeye yatırılırsa, o zaman daha verimli kullandığımız şeylere olan talep de artıyor. bu yaklaşım, satın aldığımız her türlü ürün için geçerli; endüstriyel ürünler, su, elektrik, vb.
instagram da sık sık kendini gösteren kaliteli bir saç bakım ürünü markası. bir çok kuaförün önerdiği keratin bakımı saçların daha canlı ve dolgun gözükmesini sağlayan ve doğallığı öne çıkaran işlem ile kendini göstermiş ama argan yağı, saç bakım maskeleri ve şampuanları gibi ürünleri de bulunan bir marka. ayrıca tüm ürünleri de bakanlıklarca onaylamış.
Güne huzurla başlamanızı sağlayan çay. 1 ölçek adaçayı ve sıcak su çayı hazırlamak için yeterli.
Renk cümbüşü doğada güzellikler içinde yapılacak en güzel olay. Ne üşüyorsun ne yanıyorsun. Hele yaprakların arasına sandalyeni atıp çayını içmek bunun keyfi hiçbir şeyde yok.
mezun olduktan sonra eylülde herkes okula tekrar başlarken senin büyük bir boşluk ve depresiflikle başbaşa kalma durumun
tek taraflı yoğun duygu hisseden kimi zaman garip bir şekilde zevk de alan ama çoğunlukla acı çeken karşı tarafa açılması durumunda onu tamamen kaybetme korkusu barındıran karşılık beklemeyen gerçek aşık
şimdilik adı lazım değil bir metropolün adı lazım değil bir üniversitesinde yaşanan olay.

ek ücretli/sözleşmeli öğretim elemanlarını 2 ay (eylül ve ekim) çalıştırdıktan sonra, bu kişiler 3 eylülden itibaren derslere çatır çatır girdiği halde eylül ve ekim aylarının ödemeyeceği(!) söyleniyor. sebep: üniversitenin 2 ay sigorta girişi yapmaması, üniversitenin parası olmaması(!) ''biliyorsunuz zaten parayı zor bulduk'' diye goygoy yapıyorlar ama hepsinin altında audiler.

maaşı ödemeyceklermiş! peki başından beri 2 ay babanızın hayrına çalıştıracağız deselerdi o insanlar o sözleşmeye imza atar mıydı. param yoksa aram yok de insanlar başka yerde iş bulsun. yalancı şerefsizler.

suratsız sekreter boka bakar gibi bakıyor. ulan emekçiye, öğretmene saygı yok.

eğer müdür bey ve rektörün haberi olduğu halde bu yapılmışsa suçtur. yarın konuşulacak, bakalım yarın ne diyecekler.

suriyelilere bile böyle yamuk yok. suriyeliler bile sendikalaşıyor (ki olması gereken o) ayakkabıcı olarak grev yapıyorlar.

vatandaşın elekitrk ve su faturası geliyor... vatandaş gecenin köründe arkadaşlarından para dilenmek zorunda mı. Allah belanızı versin.

iş huluku, sendikal faaliyet vb çerçevede bunlara çöküp o vatandaşların hakkını alabilir miyiz...? bu konuda bilgisi olanın yazmasını rica ediyorum.
dünyanın tüm prekaryaları birleşin.
maalesef gerçekliği olan kişilerdir ve evet etrafımızda bunlardan bolca bulunmaktadır.
"goygoy yapıyorsun ya" diye iç geçiriyor olabilirsiniz ancak bilhassa iş yaşamında ve trafikte kadınların otoriter tavırları sizi düşünmeye sevk ediyor. neden bu kadar sinirlisiniz? 3 günlük dünya ölüp gideceğiz zaten, neyin koşuşturmacası ve agresifliği bu?
dertliyim sözlük, kadın yöneticileri ve şoförleri anlamak benim için zor.