istanbul un en kozmopolit mekanı. 4 katlı bir apartmanda türk aile, erasmus öğrenci, afrikalı kaçak göçmen, grafiker ofis insanı, bekar beyaz yakalılar veya ne yaptığı tam olarak anlaşılamayan orta yaşlı bir yabancı barındırma gibi özelliği pekala bulundurabilen ilginç ve eğlenceli semt

eskiden sokaklarında hayat kadınları ve torbacıların cirit attığı, yanlışlıkla yolu geçenlerin kabusu olan bir yerdi fakat kentsel dönüşümdü turist ve yabancıların merakıydı derken çok daha güvenli bir yer oldu. 2-3 seneye kadar airbnb ve kaçak hostel cennetiydi. bu sayede de çehresi epeyce değişti. ama hiç bilmese de herşeyi bilen yurdum insanı hala semti tehlikeli bilir aman uyandırmayın kiralar daha da artmasın.
Huawei Technologies Co. Ltd. 1988de kurulan merkezi Çin'in Shenzen şehrinde bulunan, Çin menşeli ve çok uluslu bir şirketir. Özellikle cep telefonları ve adsl modemleri ile meşhurdur.
Japonya merkezli fotoğraf makineleri ile ün salmış sirket. Gezginlerin ve turistlerin kolyesi gibidir.
iOS ve Android için mevcut olan harita uygulaması. Her gezginin telefonunda olması gereken bir uygulamadır.
Çinli alışveriş sitesidir. Dünyanın her yerine ücretsiz kargo ile ürün göndermektedirler.
madrid'te bir kartpostala 4 euro, amsterdam'da bir anahtarlığa 6 euro verdikten sonra türkiye'de en turistik yerlerde dahi magnetlerin, anahtarlıkların tanesi 1 lira olduğunu gördükten sonra yapılmış olan tespittir. "ya türkiye'dekiler pahalansın ya da avrupa'dakiler ucuzlasın, bu nedir böyle" dedirtir.
Mersin'in en doğuda ki 300 küsür bin nüfusu olan ilçesi. Mersin şehir merkezine 30 dakika, Şakirpaşa havalimanına 40 dakika, Adana'ya 1 saat uzaklıktadır. Roma yolu, antik evleri, Kleopatra kapısı, şelalesi, taşkuyu mağarası, eshabı keyf mağarası, st paul klisesi ve kuyusu görülmeye değer yerlerdir. Arabaniz varsa Bir gün içerisinde heryerini gezebilirsiniz. Son günlerde gizli kazı çalışmaları ile gündemdedir.
site ile ilgili istek ve görüşlerimizi,tavsiyelerimizi paylaşalım evrilelim gelişelim..
üç kişinin ölümüne sebep olan trafik kazası nedeniyle tutuklu bulunan yazar, senarist emrah serbes, bulunduğu cezaevinden basın kuruluşlarına bir mektup göndermiş. şöyle ki:

"Ben kendimi bildim bileli okuyup, yazıyorum. behzat ç.’yi de her yerde yazabilirim. Tek elle şınav çekerken de yazarım, kontrol kalemiyle de yazarım. Çünkü elimden gelen tek iş yazmak. Bunu bütün halkım bilsin, ben burada suçumun cezasını çekiyorum. Benim yüzümden 300 kişilik ekibin de ceza çekmesine gerek yok.

Evet, düşündüm, taşındım. Kullandığım ilaçları bıraktım, ailemle vedalaştım ve kazanın 6’ncı gününde teslim oldum. Tanrı bile dünyayı altı günde yaratmışken benim altıncı günde teslim olmama neden şaşırdıklarını anlamıyorum.

Savcılığa teslim olduğumda Savcı Bey bana teşekkür etti, hakkımda bir soruşturma yürüttüğünü de o gün öğrendim. Hakkımda ne bir tebligat vardı, ne de yurt dışına çıkış yasağı. Beş yıllık schengen vizem vardı, isteseydim yurt dışına çıkabilirdim ve hiçbir ülke de beni Türkiye’ye iade etmezdi.

Ama ben bu memleketin yazarıyım ve memleketimi seviyorum. İsviçre’de, Fransa’da ya da Almanya’da ölmek istemiyorum.

Ben bir kahraman değilim ama bahsettikleri gibi bir canavar da değilim. Ben sadece insanım. Benim yüzümden üç kişi hayatını kaybetti. Vicdan azabı ve utanç içindeyim. Suçluyum, pişmanım ve üzgünüm.

Cezamı çekmek istiyorum. Cezaevinde olmak bana iyi geliyor. Demir kapılar sertçe kapandığında, infaz memurları adımı bağırdığında, ayakkabılarımı çıkararak üst aramamı yaptıklarında, bütün bunları cezamın bir parçası olarak görüyorum. İnsanlardan tek ricam var, beni unutsunlar beni rahat bıraksınlar ve cezamı çekeyim.

kaynak