İstanbul'dan çok uzaklaşmadan vapurla burgazada'ya giderek şehrin gürültüsünden tamamen uzaklaşıp dinginliği yoğun olarak hissedebileceğiniz bu yer de denize rahatlıkla girip doğal yaşamın keyfini çıkartabileceğiniz ada da son zamanlarda ada sakinlerinin ihbarı üzerine helikopter ve botlarla sabaha karşı baskın yapılmış olup kamp yapan gençler karakola götürülmüştür. baskın bir yönüyle bakıldığı zaman da ada sakinlerine hak veriyorum. çünkü; ada da kamp yaptığım zamanda, yerlerde tanga, prezervatif, havlu, poşet vb gibi maddeleri gördüğümde gerçekten iğrendim. her ne kadar tiksinsem de onları toplayıp çöpe de attım. Şimdi sizden ricam lütfen kalabalık olarak kamp yapmaya gitmeyelim ( kamp yapmayı yasakladılar) gittiğimizde de ekolojiyi tahrip etmeyelim ve edenleri uyaralım ki burada bizim gibi gençlerin de var olduğunu ada halkına hissettirelim.
yıl 2017. minibüs içinde kadına tokat atmış, tartaklayıp olay yerinden topuklamış bir insansı var başrolde. bu insansı bizim toplumumuzu temsil etmektedir. kadınlara davranislarina göre bir halkın gelişmişlik seviyesi öngörülebilir. çok ama çok gerideyiz. hala.
benim şu anki müzik zevkimin yaratıcısı gruptur. bana hayatımdaki en büyük ilhamı nanna'nın sesinin verdiğini söyleyebilirim.

birçok kez türkiye'ye geldi ama ben yapmak zorunda olduğum işler yüzünden hiçbirine katılamadım. yine de çok üzülmüyorum çünkü yeniden geleceğine adım gibi eminim. spotify istatistiklerine göre istanbul'da kendi memleketinden daha fazla dinleniyor artık. hatta en çok dinlendiği 4. şehir de yine bir türk şehri, başkentimiz.

türkiye'ye geldiğinde +1'iyle yani karnında bebeğiyle gelmişti. eminim çocuğu biraz büyüdüğünde ve durum annesinin yeni bir turneye çıkmasına müsait olduğunda yine türkiye'ye gelecek ve bu sefer ben de orada olacağım.
"Karadeniz müziğini" belli tınılar dışında nevi şahsına münhasır bir biçimde ele alıp "rock'n roll'a" entegre ederek, bu topraklarda; barışı, sevgiyi,emeği ve mücadeleyi, yapmış olduğu müziğe nakşederek bir akım başlatan ve bu akımı dünyaya kısacık ömründe bile miras bırakabilen koca yürekli bir adamın, kendisinin çıkartmaya zamanı yetmediği albüm kapağından;
Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."
k.koyuncu
Benim hatırladığım ilk şey kafamı sehpanın kenarına vurmam. Ne salakmışım lan.
Sözlükte yazılacaksa öğrenilmesi gerekendir.

Sözlüğün ilk amacı tanımdır. O yüzden nelerdir veya nasıldır gibi kelimeler kullanılmaz.

Facebook'ta yapılan gibi insanlara festivaller için iyi dilekler dilenmez. Bayram kutlanmaz.

Olay bir yerde anonim olmaktır. Profilinize yüzünüzü koyarsanız veya mahlasınız isminiz olursa anonim olamazsınız.

Başlık açılırken kelimeler arasına boşluk konur.

Yazım kurallarına uyulmalıdır. (bkz: aranızda hala bağlaç olan -de ve -ki'leri ayırmayan öküzler var)

Aklıma geldikçe editlerim.

Edit1: N'apıyorsunuz sayın gezginler? Ref veren mi ararsın, rez alan mı?.. facebook sayfasına çevireceksek buranın varlığının ne anlamı kalır?

Edit2: emoloji kullanmak nedir ya?
İranlı efsane şarkıcı. Sesini keman gibi kullanarak söylediği farsça şarkılarıyla ünlüdür.