#tüm sanaselamgetirdim entry'leri

İnsana gerçekten değer verilen herkesin birbirine saygılı olduğu muhteşem bir şehir. Ordayken havasına aldırış etmiyorsunuz çünkü yeterince mutlu oluyorsunuz. London Eye'ın altında hep çok güzel etkinlikler düzenlenir fırsatı olan gitmeli. Gece içiniz daralınca Tower Bridge cevresine gidip guzelligi gormeniz yetiyor. Kendilerine özgü(kahvaltıları hariç) yemek kültürü olmadığı için her ülkenin yemeğini bulup tatmanız çok kolay. Kırmızı otobüslerin üstü ve en ön koltuğundaki 20 dklık yol sizi yeterince huzurlu kılıyor. Kısacası Her yaşa ve herkese hitap eden bi şehir.
#ilerdeyaşamakistediğimyer
en az 6 aylık verilen vizedir. Başvurusunda ne kadar cok belge gösterirsen o kadar iyidir. 6 aylık öğrenci vizesiyle gittim bir kaç ay öğrencilik gösterdim. Fakat en az 6 ay okuyacağınızı gösterirseniz 1 yıllık vize veriliyor ve haftada 20 saat çalışma izni dahil.
hiçbir yere ya da kişiye kök bağlamazlar. yakalarsan ne mutlu sana ama gittiyse bekleme gel-mez!
Gerçekten çok kaliteli ve "yağğ gibi gidiyo abii" diye tanımlayabilceğiniz motorsiklettir. parçalarının pahalılığı dışında oldukça tatmin ediyor.
Peki ya yeni duke 790 ı gördünüz mü??!!!
Babamdan dolayı sahip olduğum mucizevi belgedir.
Aynı zamanda sahip olmamdan ötürü çok küfür yediğim de doğrudur ama tabi yeşil pasaportun ekmeğini de çok iyi yedigim aşikar...
Bazen her şey bir bilet almaya bakabiliyor. Showa geeeel
Bu kanunda ikna etme politikası yoktur, direk dayatma söz konusudur.
Motor alcağını söylüyorsun sonra yavas yavas eğitimlere baslayıp ekipmanları tamamlıyosun, bunları gözlerine sokarak Yapıyosun ama ve en sonunda ben bugun motor almaya gidiyorum bi hayırlı olsununuzu alırım diyip gidip motoru alıyosun. Tecrübeyle sabittir.

Önemli edt: Eee ben size zaten söylemiştim diyerek suçlamalardan da rahatça kurtulmus oluyosun.
"Yaaa baba moleculedeyizzz" diye rahatca söyleyebilceginiz, cidden gevsek ve rahat takilabilceginiz cilgin calisan genclere sahip kafedir. Gidin ve kafa patlatin ;))
Kısa süreli çalıştığım, bir barista olarak 'cok kaliteli' kahveleri olmadigini dusunsem de farkli ve ilgicekici isimler ve special icecekleriyle cidden bi tik önde olan ögrenci hitapli Besiktas coffee shopu.
Bir gün kampımızı bitirmişiz Fethiye'den istanbul'a otostop çekiyoruz güneşin yanıcı sıcağıyla ölmek üzereyken çok lüks son model bi bmw durmasın mı(Kendi kendini park eden türlerden) adam aldı bizi işte klasik yol muhabbetidir nerden, ne okuyosunuz, otostop nası blabla. Bu sırada kendi hayatını anlatıyo tabi nası para içinde yüzdüğünü ama bunu samimiyete vurmus haliyle. Bi yandan karım arıyo diyo konusuyo bi yandan manitasına msj çekiyor felan böyle bi abimiz. İlerde ne yapmayı düşünüyorsunuz diye sorunca bi işletme açmak istediğimi içeriğini felan bahsettim, tabi para istiyor bu işler diyorum bi yandan. adamın baya baya ilgisini çekti başladı soruları sormaya günlük cioya kadar. Derken patlattı soruyu "bende sermaye var sana bu parayı vereyim gel açalım" haaydaaa dedim içimden kızım ne alaka hani bunun ucunda vardır bi halt reddet. Tatlı bi dille "ya batarsam" "olur mu öyle şey şey abi" diye basladım reddetmeye. Adam wcye gitti arkadası dedi ki "bak cok ciddi bu konuda dalga geçmiyor zaten yatırım yapıcak parasını harcıycak yer arıyor sen bi düşün" dedi. Ulan kafada deli sorular. Muazzam bi fırsat ama ya değneğin ucu bokluysa. Adam yol boyunda teklifini sürdürdü. En son "seni eve bırakana kadar vaktin var cevap için" dedi. Tamam abi dedim. Eve geldik çantamı verdi ve o can yakan cümleyi kurdu. "Hakkını kaybettin, cevap vermedin. Umarım hedefine ulaşırsın hadi allaha ısmarladık" belkide o gün hayatımda karşıma çıkacak büyük bir şansı insalara güvensizliğimden dolayı reddettim.
Aile fertlerine durumu anlattığımda "salak mısın bari numarasını alsaydın" diye azar yediğim bi olaydır.
Belki sans baş parmağınızın ucuna gelmiştir, ben kaçırdım siz kaçırmayın gencolar!!