son zamanlarda bu konu hakkında bilgi kirliliği olduğu için açığa kavuşturmak istediğim kurallardır. öncelikle türkiye'ye turist olarak gelen kişiler için çok önemli yasaklar bulunmuyor. sadece 72 saat önce yapılan pcr testi ülkeye girmek için yeterli olacaktır. ülkeye giriş yapmak isteyen kişilerin 15 mart 2021 tarihinden geçerli olmak üzere türkiye'ye giriş yapmadan 72 saat öncesinden şu formu doldurmaları gerekiyor. bu formun çıktısını almak veya telefonda bulundurmak gerekmektedir. türkiye'nin bazı şehirlerinde uygulanan saat 21.00'dan sonra sokağa çıkma ve hafta sonu yasakları turistler ve yabancı ülkelerde oturumu olanlar için uygulanmamaktadır. olası bir polis kontrolünde pasaportun yanında otel rezervasyonu olduğu taktirde bir sorun yaratmamaktadır. şuan ülkemize gelen turistler için en büyük sorun hes kodu almak. son açıklanan kurallardan sonra yabancılara da hes kodu alma zorunluluğu getirildi. ülkemize gelen yabancılar hes kodu almak için türkiye'den bir telefon hattı almak zorundalar, hes kodu sms onayıyla geldiği için yabancı hatlara kapalı oluyor haliyle. türkiye'den alınan telefon hattına gelen sms koduyla kendi ülkelerinde kullandıkları telefon hatlarıyla eşleştirme yapabilir ve hes kodunu kullanabilirler. bazı gelen turistlere sorduğumda bunun için çok zorlandıklarını ve yeteri kadar bilgi verilmediğini aktardılar. ülkeyen giren yabancılar aldıkları hes kodunu istanbulkart gibi ulaşım ağlarıyla eşleştirme yapıp diledikleri gibi toplu taşıma kullanabilirler.
ahmet ümit'in Beyoğlu'nda geçen bir başka polisiye romanı. Kitabın hikayesi güzel aslında ama ümit'te genel olarak gördüğüm kurgusal sıkıntı bu kitapta da var. Olayı tamemen toplayıp en vurucu kısma geldiğinde yine o etkiyi hissedemedim ben, kaldı ki oraya kadar gayet iyi gelmişti.
Arkadaş ile olan ilişki ortama bağlıdır. Dost ise öyle değildir. Zamandan, ortamdan, durumdan bağımısız apayrı bir bağ vardır.
Üniversitenin bahar şenliğinde tanışmıştık, ilk orada görmüştüm.
Sabah gazetesine verdiği röportajda Cumhurbaşkanının 'bile' eleştirildiğini söyleyen ve bunu yapanların 'art niyetli' olduğunu öne süren eski şarkıcı.
Az baharat bol yağlı kokoreç, hatta azcık uykuluklu.
Tüm kitap boyunca 1 tam gün anlatılan cengiz aytmatov'un müthiş kitabı.
--- spoiler ---
"eğer ölümün onlar için hiçbir önemi yoksa yaşamanın da yoktur. öyleyse niçin ve nasıl yaşıyor bu insanlar?"
--- spoiler ---
--- spoiler ---
"eğer ölümün onlar için hiçbir önemi yoksa yaşamanın da yoktur. öyleyse niçin ve nasıl yaşıyor bu insanlar?"
--- spoiler ---
semavi dinler, islam terminolojisi içinde tek tanrılı dinler için kullanılır. bu dinlerde kul bilinci mevcuttur ve en yüce kavramın yaradan olduğu ısrarla vurgulanır.
bununla beraber insanın kendisini dev aynasında görmesi, böbürlenmesi gibi hisleri yer yer zuhur edebildiğinden bu duyguyu özetleyen "kibir" sadece islam'da değil diğer semavi dinlerde de ağır şekilde eleştirilmektedir.
örneğin hıristiyan katolik inancında yer bulan yedi ölümcül günah; "kibir, açgözlülük, şehvet, öfke, kıskançlık, tembellik ve oburluktur."
musevilikte de kişinin kendine karşı görevlerinde; "bilgili olmaya çalışmak, irade sahibi olmak, çalışkan olmak, ifrattan kaçınmak, gururlu ve kibirli olmamak, yalandan uzaklaşmak, öfkeye kapılmamak, tutumlu olmak fakat cimri olmamak, ruh ve beden sağlığını korumak..."
açıklamasında da gurulu olmanın ve kibrin kınandığı görülmektedir.
bu açıdan dinlerin ortak paydasının bu konu olduğu iddiasında rahatlıkla bulunabilirz ve eskaza kibirli bir zat gördüğümüz zaman atasözü gibi bu cümleyi kendisine söyleyebiliriz. inanıyorum ki kendi kibrinde boğulan en kalas(!) kişinin bile bu sözden çıkaracağı bir ders vardır.
bununla beraber insanın kendisini dev aynasında görmesi, böbürlenmesi gibi hisleri yer yer zuhur edebildiğinden bu duyguyu özetleyen "kibir" sadece islam'da değil diğer semavi dinlerde de ağır şekilde eleştirilmektedir.
örneğin hıristiyan katolik inancında yer bulan yedi ölümcül günah; "kibir, açgözlülük, şehvet, öfke, kıskançlık, tembellik ve oburluktur."
musevilikte de kişinin kendine karşı görevlerinde; "bilgili olmaya çalışmak, irade sahibi olmak, çalışkan olmak, ifrattan kaçınmak, gururlu ve kibirli olmamak, yalandan uzaklaşmak, öfkeye kapılmamak, tutumlu olmak fakat cimri olmamak, ruh ve beden sağlığını korumak..."
açıklamasında da gurulu olmanın ve kibrin kınandığı görülmektedir.
bu açıdan dinlerin ortak paydasının bu konu olduğu iddiasında rahatlıkla bulunabilirz ve eskaza kibirli bir zat gördüğümüz zaman atasözü gibi bu cümleyi kendisine söyleyebiliriz. inanıyorum ki kendi kibrinde boğulan en kalas(!) kişinin bile bu sözden çıkaracağı bir ders vardır.
