ankarayı özlediğim yaz aylarında caddelerini, sokaklarını sokaklarını izlediğim. doğal tepkilere sahip bir abimizin youtube kanalı. kolaçan
genelde blues söyleyen,kaybedenler kulübünde gülce duru ile my woman şarkısını seslendiren sanatçı.biraz daha araştırırsanız sesine kesinlikle hayranlık duyacaksınhttp://gezginsozluk.org/images/entries/ax/u-/axu-x8dVz_medium.jpgız.aynı zaman gezginfest 2017 konserlerin de en çok beğenilen sanatçıdır.can gox - axu-x8dVzcan gox - axu-x8dVzcan gox - axu-x8dVzcan gox - axu-x8dVz
başrollerinde tom hardy ve Charlize Theron'ın oynadığı ilk üçlemede de bir şaheser çıkartan george miller'ın yönetmen koltuğunda oturduğu ikinci üçlemenin ilk filmi. İlk üçlemedeki her filmin konu, işleniş ve senaryo olarak fury road'tan daha iyi olduğunu söyleyebilirim fakat üçündeki aksiyon sahneleri sayısı fury road bile etmez. fury road'ta da vaad edilen şey buydu ve miller da bunu başardı.

-spoiler-
bu olay tamamen tom hardy'nin mad max değil de Mad Max 2'de gördüğümüz Feral Kid olma ihtimalinden de kaynaklı olabilir
-spoiler-

oyunu da ayrı bir şahanedir fakat oyun ilk oynayışta zor bi izlenim verse de birkaç seferden sonra alışıp 15 kişinin içine rahatça tek girilebilir bir hale geliyor. bu da umarım seri devam eder de ileride çıkacak oyunlarda düzeltilir.
derviş zaim'in yönetmenliğini üstlendiği 1996 yapımı film. derviş zaim bu filmi ile çko büyük bir potansiyeli olduğunu gösterip sonrasında ise saman alevi misali kayboldu piyasadan.

filmden bir replik ile de girdiyi sonlandırayım.

...ama arkadaşlar iyidir...
japonya'nın eski başkenti. her açıdan harika şehir. kısaca kyoto, tokyo'ya kıyasla daha geleneksel ve bu açıdan da daha turistik gözüküyor.

kyoto - duc-nnNLP

gezmeye kalktığınızda 2-3 gün bisikletle veya 4-5 gün yürüyerek aheste aheste tarihi, kültürel yerlerini dolaşabileceğiniz, gion bölgesinde bol bol geyşaları görebileceğiniz bir şehir.

kyoto - duc-t9pOj kyoto - duc-oWAROkyoto - duc-2P4qL
Geçenlerde İstanbul'da yaşanan sel felaketine Beşiktaş'taki Kadikoy iskelesinde vapur beklerken yakalandigim esnada yaşanan sahneyi görünce birden aklima gelen unutulmaz bir Lost repliği.
erkeklerde düşük miktarda bulunan, kadını kadın yapan hormondur. çoğu hastalığa karşı direnç gösterildiği bilinmektedir.
dişilerde meme büyümesi, yumurtalık oluşumu vs gibi kadınsal özelliklerin ortaya çıkmasını bu hormon sağlamaktadır.

erkeklik hormonu olan testosterona göre çok daha fazla güçlü ve baskın olduğu bilinmektedir. bi kaç sene önce izleyip adını hatırlamadığım bi belgeselde bulaşıcı özelliği olduğuyla ilgili bi bilgi vardı, sürekli kadınlarla beraber aynı ortamda olan erkeklerde seviyesinin yükseldiğiyle alakalı bi bilgi vardı tam hatırlayamadığım için sallamak istemiyorum.

östrojen hormonunun bana en garip gelen özelliği büyümeyi durdurma özelliği olması, yüksek miktarda vücuda östrojen verildiğinde kilo alma ve boy almayı durdurduğu bilimsel bir gerçek. yanlış hatırlamıyorsam amerikalı bir ailenini kızında olan bir hastalıktan dolayı kızlarının büyümesini engellemek için böyle bir yönteme başvurmuşlardı.

1929 yılında adolf friedrich johann butenandt ve edward adelbert doisy östrojen hormonunu ilk olarak izole eden bilim insanları olmuşlardır. adolf friedrich johann butenandt seks hormonları üzerine olan çalışmalarından dolayı 1939 yılında kimya dalında nobel
ödülüne layık görülmüştür.
evrim ile ilgili düşünce ve araştırmalarda canlılığın ilk nasıl oluştuğu sorusunu kendimize sorduğumuzda genel olarak bu noktada buluruz kendimizi. abiyogenez en basit anlatımıyla cansız varlıkların canlıya dönüşmesine denir.

aristo abiyogenez kuramını ilk ortaya atan kişidir. pastörizasyon ve kuduz aşısının mucidi louis pasteur abiyogenezin mümkün olamayacağını, canlılığın yanlızca canlılıktan gelebileceğini savunmuş bununla ilgili çalışmalar yürütmüştür.

francesco redi abiyogenezin gerçek olamayacağıyla ilgili araştırma yapan bir diğer isimdir. bu arkadaş kapağı açık ve kapalı iki kavanoza et koyup bekledikten sonra sadece açık olan kavanozda bakteri oluştuğunu, bunun nedeni havadaki diğer bakterilerin gelip buraya girdiğini söylemektedir. kendisinin yaptığı deneye karşı çıkan kişiler ise abiyogenezin oluşması için havaya ihtiyaç olduğunu, yani kavanozun açık olması gerektiğinin savunmuşlardır.
gercek adi museo nacional centro de arte reina sofia olan muzede pablo picasso'nun guernica adli meshur eserini dahil, aralarinda rembrandt, goya, dali, miro ve monet gibi onemli ressamlarin tablolarinin da bulundugu yer..

25 yasindan kucuk ISIC karti olan ogrencilere ucretsiz. ayrica her pazartesi, carsamba ve cumartesi gunleri aksam saat 7-9 arasi ucretsiz girebiliyorsunuz, pazar gunleri ise ogleden sonra 2:30 ve 7 saatleri arasi. 18 mayis, 12 ekim ve 6 aralik'ta ise tamamen ucretsiz.

web sitesi icin bu linke tiklayabilirsiniz.
zamanında westerlands'da reyne hanesi diye bir hane vardır. castamere ise bunların yaşadığı kalenin adıdır. casterly rock'ın az kuzeyinde deniz kenarında yer alır. bunların sembolü kırmızı aslandır. bu aslanın sembolde altın renkli pençeleri vardır. lannisterlardan sonra en güçlü ve en zengin aile bunlar olarak kabul edilirler zamanında.

bir ara tytos lannister zamanında (tywin lannister'ın babası, jamie, tyrion ve cersei'nin dedesi) casterly rock'ta reyne hanesi lordu ile genna lannister (tywin lannister'ın kız kardeşi, jamie, tyrion ve cersei'nin halası) ve kocası emmon frey arasında bir sorun yaşanır ve reyne hanesi lannisterlar ile bağlarını kesip casterly rock'tan ayrılır ve tytos lannister'a karşı ayaklanırlar. tytos lannister bunların memleketine oğlu tywin lannister'ı bir orduyla birlikte yollar ve gereğini yapın der. şarkıdaki iddialaşma kısmı reyne hanesinin ağzındandır. reyne hanesi lordu tywin'e siz de aslansınız biz de aslanız sadece farklı kürk rengine sahibiz der (hatırlarsanız iki ailenin de sembolü aslan. lannisterlar altın renkli reyne hanesi kırmızı). sizin önünüzde eğilmeyiz der. bunun üstüne tywin lannister şehirde yaşayan her canlıyı öldürüp yakar. şarkıda geçen " yes now the rains weep o'er his hall, and not a soul to hear" sözleri katliam sonrası yağan yağmuru ve katliamdan geriye kimsenin kalmadığını anlatmaktadır.