istanbul un en kozmopolit mekanı. 4 katlı bir apartmanda türk aile, erasmus öğrenci, afrikalı kaçak göçmen, grafiker ofis insanı, bekar beyaz yakalılar veya ne yaptığı tam olarak anlaşılamayan orta yaşlı bir yabancı barındırma gibi özelliği pekala bulundurabilen ilginç ve eğlenceli semt
eskiden sokaklarında hayat kadınları ve torbacıların cirit attığı, yanlışlıkla yolu geçenlerin kabusu olan bir yerdi fakat kentsel dönüşümdü turist ve yabancıların merakıydı derken çok daha güvenli bir yer oldu. 2-3 seneye kadar airbnb ve kaçak hostel cennetiydi. bu sayede de çehresi epeyce değişti. ama hiç bilmese de herşeyi bilen yurdum insanı hala semti tehlikeli bilir aman uyandırmayın kiralar daha da artmasın.
eskiden sokaklarında hayat kadınları ve torbacıların cirit attığı, yanlışlıkla yolu geçenlerin kabusu olan bir yerdi fakat kentsel dönüşümdü turist ve yabancıların merakıydı derken çok daha güvenli bir yer oldu. 2-3 seneye kadar airbnb ve kaçak hostel cennetiydi. bu sayede de çehresi epeyce değişti. ama hiç bilmese de herşeyi bilen yurdum insanı hala semti tehlikeli bilir aman uyandırmayın kiralar daha da artmasın.
site ile ilgili istek ve görüşlerimizi,tavsiyelerimizi paylaşalım evrilelim gelişelim..
youtubede zamanında çok güldüğüm -e hala da gülerim- "babanın kızına araba sürmeyi öğretme" videosudur. dayının efsane ötesi repliği günümüzde hala yaşatılmaktadır.
otostopçularla video çekip youtube da otostop sohbetleri kanalına atan namıdiğer ykk
onun geçtiği yollarda sık sık otostop çekiyor olmama rağmen hiç denk gelemedim
onun geçtiği yollarda sık sık otostop çekiyor olmama rağmen hiç denk gelemedim
dislike alacaksam bile bu başlığı açmak zorundaydım. çünkü ne zamandır içimde kalmış, aşırı ayar olmakla birlikte anlam veremediğim bir hareket bu. abi adamın sana gelip ilk kampım bu, grupla yeni tanışıyorum dediği anı hatırlıyorsun dün gibi senin yanında, ama ortamlarda kurulduğundan beri gruplardayım diyor, ne münasebet yahu, neden böyle yalanlar yani. neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorlar bu insanlar bir anlayamadım. bunun bir alt kolu da şudur, geçen aydan beri var olduğu grupta '3 yıldır buralardayım yeaaa' demek. gezginlik gönüllülük esasına dayanan bir iş, bunun için bari sidik yarıştırmasak keşke. gezmek için grubu bilmek de şart değil bunu da biliyoruz, 5 yıldır gruplardayım denince cool da olmuyorsunuz. lütfen bunu anlayın artık. bir de şu var, '8 senedir otostop çekiyorum ben, 5 yıldır da aktif geziyorum...'.haklısın annenin karnından çıkınca çekmeye başladın en otostopçu sensin kardeşim biz kimiz ki özür dileriz.
Yds, yökdil vb. Sınavların Dil yeteneğini ölçtüğüne inanmıyorum. Dinleme (konuşulanı anlama), yazma, dil bilgisi ve konuşma becerilerinin hepsine sahip olduğunuzda bir dil biliyor olarak kabul görürsünüz. Çoktan seçmeli tek aşamalı sınavların dil yeteceğini ölçtüğünü değil sınav taktiklerine ne kadar hakim olduğunuzu ölçtüğünü düşünüyorum.
biliyorum ki o kalabalık etkinliklerde, kamp alanlarında gece uyurken gürültü yapan müzik dinleyen hırdolar aramızda. Tamam kamp yapmak hepinize farklı şeyler ifade ediyor olabilir ancak uykumuzdan etmeyin bizi. Gece yıldızları izlerken arkadan gelen ferdi tayfur müziğini dinlemek zorunda değiliz.
kreuzbergli abimiz.
(bkz: engin günaydın)’ın (bkz: yeraltı) filmindeki tiradı efsaneler arasındadır. Konuşması şöyledir:
Sevgili Generalim Cevdet Bey! Pardon, Cevat Bey ve kadirşinas yalakaları!
Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir… Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki… Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç…
Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez!
Daha ne söyleyecektim… Neyse, niye uzatıyorum ki? Yine de şerefinize Sayın Generalim! Güle güle gidin İstanbul’a. O kahpe Bizans’ı bizim için fethedin! Oradan da sürün atınızı batıya, Viyana’ya. Nobel’di, Oscar’dı ne bulursanız getirin Ankara’ya!
Şerefinize Sayın Generalim! Şerefinize!
Mükemmel sahneyi İzlemeniz için Tıklayın
Sevgili Generalim Cevdet Bey! Pardon, Cevat Bey ve kadirşinas yalakaları!
Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir… Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki… Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç…
Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez!
Daha ne söyleyecektim… Neyse, niye uzatıyorum ki? Yine de şerefinize Sayın Generalim! Güle güle gidin İstanbul’a. O kahpe Bizans’ı bizim için fethedin! Oradan da sürün atınızı batıya, Viyana’ya. Nobel’di, Oscar’dı ne bulursanız getirin Ankara’ya!
Şerefinize Sayın Generalim! Şerefinize!
Mükemmel sahneyi İzlemeniz için Tıklayın