kardeşimle tartıştığımız bir anda yediğim cevaplardan biri bunlara dahildir. test edildi onaylandı.

-ne düşünüyorsun?
+ne düşündüğümü bilmeni istesem düşünüyor değil söylüyor olurdum.
felakettir. hangi işi yapacağını şaşırırsın. çantayı mı toplasan, ortalığı mı temizlesen, az daha mı uyusan...... ama açsın da. kampın eeeen sevmediğim anıdır bu. bırakın tüm çadırları kurayım ama nolur toplamayayım
Wright Kardeşler’in ilk hava taşıtını yapmasından 11 yıl sonra dünyanın ilk yolcu uçağı hizmete girdi. İlk kez yolcu taşıyan hava taşıtı DELAG isimli zeplindir. 1919’dan 1936’ya kadar zeplinler düzenli seferlerini sürdürdü ancak 1936’daki bir kazadan sonra zeplinlerin yerini yolcu uçakları almaya başladı. bu fotoğrafta o yıllardan kalan bir yolcu uçağının iç bölmesi.
1930'larda çekilen yolcu uçağı fotoğrafı - diyedusunuyorumben-9yAKH
gün içerisinde sıklıkla yaptığımı fark ettiğim eylem. insanlara da bulaşacak bir özellik diye hayıflanıyorum.

bu eylemi yaparken sadece kaş çatma değil esasen yüz kaslarının da kasıldığını fark ediyorsunuz. garip bir durum kaslar sanki kasılsın diye kendimi sıkıyorum. kendimi gevşettiğimde kızgın kumlardan serin sulara atlıyor hissindeyim tabii. (burada oh be dünya varmış geliyor)

3 günlük dünyada ne çok kızacak şeyim ve kafa patlatacak derdim varmış arkadaş.
evet, yanlış duymadınız. tam tamına 5.3 milyon tl bağışlamışlar, camiye.

"sivas'ta, yapımına başlanan merkez camii ve külliyesi'ne emekli feyzullah-feride muntazam çifti tarafından 5 milyon 300 bin liralık bağış yapıldı. 90 yaşındaki feyzullah muntazam, "yemedik içmedik biriktirdik" dedi.

yemeyip, içmedikleri fotoğraflarda, içinde yaşadıkları evden de belli olan çiftimiz, anlaşılan cennetten arsa almayı bu şekilde düşünmüş. günümüz camii inşaatlarında, yandan müteahhitlerin cepleri doldurulup, taşırılırken gerçekten çok mantıklı hareket etmişler.

muhtemelen torunları mezarlarına tükürecektir.
hayatımın her anında istediğim enerji, maksimum hareketlilik ve eğlence düzeyi diyebilirim.
fazlasında gözüm yok, şu kadar olsam yeter. *
flu tv'de razi canikligil ile ilker canikligil'in yaptığı "güle güle trump - amerika günlükleri" başlıklı videonun 7,45'ten sonrasında bahsedilen dolandırıcılık hadisesidir.

olayın özü cem uzan'ın doğrudan donald trump'ı dolandırması değildir. cem uzan'ın motorola'yı tokatlaması suretiyle bir tokatı da vakti zamanında buraya yatırım yapmış olan donald trump'a vurması olayıdır.

iddiaya göre donald trump'ın "ben paramı alırım arkadaş" bahsini sürdürmesine rağmen yıllar süren "libananco davası" sonucunda güç bela hakkını kazanan ülkemizi düşününce olayın pek de mümkün olmadığı öne sürülebilir.

gerçi bu adamlar için böyle montandaki paralar çıtır çerez kalıyor olabilir. zenginin malı züğürdün çenesi dilemması işte.
anlaşılmaz ve onulmaz durumdur. içimizdeki bir yaradır mütemadiyen kanar durur ve bu durum n'açar bir sürek avıdır.

yazıyla ve rakamla (üç - 3) günlük dünyada sözde şahsi menfaat için amansız tartışmalar, yenilen sağlam kazıklar. ha bir de kaçan uykular ve sabahı olmayan geceler...

peki ya kim ne kazandı ve ne oldu sonunda? müthiş bir hiç! ufak hesaplarınla kazandım diyorsan kaybedensin sen de, aferin sana!