george floyd'un polis tarafından boğularak öldürülmesi üzerine isyanlar devam ederken olay sanatta da yankı buluyor. hidra'nın konudan ilhamla yazdığı mermi gibi parçası.
hidra - nefes alamıyorum | youtube
hidra - nefes alamıyorum | youtube
Covid-19 sebebiyle tam 87 günlük bir aranın ardından bu akşam Fenerbahçe - Kayserispor ve göztepe - trabzonspor maçları ile kaldığı yerden devam ediyor. kalan 8 haftada sıkıştırılmış maç programı ile takımlar maçlarını tamamlayacak, küme düşen takımlar ve şampiyonluk belirlenecek.
özellikle taksi şoförleri ve devlet memurları ile konuşurken karşılaştığım sorundur. sanırım türkiye'de reklam denince akla ilk gelen tabela, kartvizit, totem gibi şeyler oluyor. ''Ne iş yapıyorsunuz?'' sorusuna karşılık, reklamcıyım dediğinizde, ha şu tabela vs mi yapıyorsunuz diye karşılık almamak elde değil. Oturup baştan ''abi biz bunları tasarlıyoruz, hani reklamlarda filmler dönüyor ya işte onları çekiyoruz'' diye 10 dakikalık reklamcı nedir açıklamakla yetindiğim için serbest meslek erbabıyım diyip geçiyorum.
Kayseri'de bulunan, evlere giren yılanlar için arayıp çağırdığınız, 15 dakikada yılanı bulup doğaya salan bir abimiz. Hem insanların korkmasına engel olmak, hem de hayvanların ölmesini engellemek, onları geri doğaya salması açısından yaptığı işi çok beğendim. Metresini 300 liraya yakalıyormuş. 3 metre yılan ise 900 lira gibi düşünün. Genelde ufak cikiyor ama.
Aşağıda bir videosunu bıraktım.
video
Aşağıda bir videosunu bıraktım.
video
van gölü kenarına kurulmuş, küçük sahil kasabalarını andıran sakin, güzel, tatlı bir yer.
ahlat selçuklu mezarlığı'nın güzelliğine doyum olmaz zaten.
ahlat selçuklu mezarlığı'nın güzelliğine doyum olmaz zaten.
Mezarlar ve mezar taşları türk kültürü için çok özel bir konu. Ahlat Selçuklu mezarlığı da bunların içinde en görkemlilerinden biri. Dünyanın en büyük türk-islam mezarlığı. Eğer bir gün yolunuz düşerse bir mezarlığın içinde ölümü düşünmeden etrafınıza hayranlıkla bakacağınıza eminim. Her bir mezar taşı, bu taşların süslemeleri, üzerindeki motifler ağzınızı açık bırakır.
Muradiye şelalesinin güzelliğini anlatmak kolay değil. Hem şelaleler hem çevresinin güzelliği, sakinliği ve huzuru ile tam kamp yapılacak yerdir.
yaşar kemal. Zülfü livaneli'nin isimlendirmesi
devletin yakın zamanda kulak arkamızın boş olduğunu görüp hemen oraya hallenmesinin yeni adı olmuş sözde sosyal güvenlik sistemi. yazının bundan sonra tanım tes olarak devam edecektir.
1 ocak 2022 tarihinden itibaren hizmete alınması öngörülen tes, devletin çalışanların kıdem tazminatına göz dikmesi üzerine kurulacaktır. burada çalışan her sene bir maaş kıdem tazminatı hakkı elde etmekte, eğer sebepsizce kovulursa bu tazminatı işverenden talep edebilmektedir.
kovulma gerekçenizin 6857 sayılı iş kanununda belirtilen esaslarda yazdığını söylemek lazım. eğer iş yerinizde cinsel münasebet halinde yakalanırsanız veya bilumum uyuşturucu madde kullanımınız olursa sizi tazminatsız kovma hakkına işveren sahiptir.
tes'te ise siz kovulsanız da kovulmasanız da o parayı belli bir yaştan önce alamayacaksınız. bes gibi tes de 50 küsur yaşına gelmeden çekilemeyecek. devletin karar verdiği fonalrda değerlendirilecek. (tahminen hazine bonosu ya da devlet tahvili)
bazı arkadaşların "ee ne güzel işte. burada ben kıdem taminatımı yakıp iş değiştiriyordum. burada en azından param birikiyor" dediğinizi duyar gibiyim. olayın siz bu ücreti hak etseniz de hak etmeseniz de biriktiği doğru olmakla beraber bu tutarın zaten istihdam sorunu yaşayan işgücü piyasasını doğrudan etkileyeceği gerçeğini de değiştirmiyor.
örnek vermek gerekirse ahmet adında bir çalışan olsun. ahmet şirkette 5 yıldır çalışıyor ve performansı yaşadığı sorunlar sebebiyle ciddi düşüş içerisinde. ahmet 2 dönem kendisinden beklenen gelişmeyi sağlayamıyor ve kovulacağı kendisine tebliğ ediliyor. ahmet çalıştığı 5 seneyi cebine alıyor ve işsiz kaldığı bu dönemi bir nebze hafifletecek bir tutar ile geçiriyor.
ahmet'in işvereni de mevcut sistemde her sene bir maaşı ahmet'in hesabına yatırmak zorunda değil. sadece böyle bir koşul gerekirse bir kaynak yaratıyor ve ahmet'e bu tazminatı ödüyor. bununla birlikte tes'te her sene bir brüt maaş ahmet'in tes hesabına yatıracağı için işveren için bir kalem daha ortaya çıkıyor ve her halükarda bu parayı yatırmak zorunda kalıyor.
ahmet'i kovmaktan imtina eden şirket bu defa daha agresif davranıp nasılsa ben bu personelin tazminatını tes'te ödüyorum. madem performansı düşük kovayım gitsin diye düşünebilir. (eminim ki düşünecektir.)
özetle yeni gelen sistem çalışma hayatında işsiz kalma döneminin sigortası olan kıdem tazminatına muadil olarak getiriliyor ancak muadil demek, ateşle ateş böceklerinin benzerlikleri gibi bir durum ortaya çıkarıyor. anlayacağınız bu müsabakada herkes mağlup devlet galip.
1 ocak 2022 tarihinden itibaren hizmete alınması öngörülen tes, devletin çalışanların kıdem tazminatına göz dikmesi üzerine kurulacaktır. burada çalışan her sene bir maaş kıdem tazminatı hakkı elde etmekte, eğer sebepsizce kovulursa bu tazminatı işverenden talep edebilmektedir.
kovulma gerekçenizin 6857 sayılı iş kanununda belirtilen esaslarda yazdığını söylemek lazım. eğer iş yerinizde cinsel münasebet halinde yakalanırsanız veya bilumum uyuşturucu madde kullanımınız olursa sizi tazminatsız kovma hakkına işveren sahiptir.
tes'te ise siz kovulsanız da kovulmasanız da o parayı belli bir yaştan önce alamayacaksınız. bes gibi tes de 50 küsur yaşına gelmeden çekilemeyecek. devletin karar verdiği fonalrda değerlendirilecek. (tahminen hazine bonosu ya da devlet tahvili)
bazı arkadaşların "ee ne güzel işte. burada ben kıdem taminatımı yakıp iş değiştiriyordum. burada en azından param birikiyor" dediğinizi duyar gibiyim. olayın siz bu ücreti hak etseniz de hak etmeseniz de biriktiği doğru olmakla beraber bu tutarın zaten istihdam sorunu yaşayan işgücü piyasasını doğrudan etkileyeceği gerçeğini de değiştirmiyor.
örnek vermek gerekirse ahmet adında bir çalışan olsun. ahmet şirkette 5 yıldır çalışıyor ve performansı yaşadığı sorunlar sebebiyle ciddi düşüş içerisinde. ahmet 2 dönem kendisinden beklenen gelişmeyi sağlayamıyor ve kovulacağı kendisine tebliğ ediliyor. ahmet çalıştığı 5 seneyi cebine alıyor ve işsiz kaldığı bu dönemi bir nebze hafifletecek bir tutar ile geçiriyor.
ahmet'in işvereni de mevcut sistemde her sene bir maaşı ahmet'in hesabına yatırmak zorunda değil. sadece böyle bir koşul gerekirse bir kaynak yaratıyor ve ahmet'e bu tazminatı ödüyor. bununla birlikte tes'te her sene bir brüt maaş ahmet'in tes hesabına yatıracağı için işveren için bir kalem daha ortaya çıkıyor ve her halükarda bu parayı yatırmak zorunda kalıyor.
ahmet'i kovmaktan imtina eden şirket bu defa daha agresif davranıp nasılsa ben bu personelin tazminatını tes'te ödüyorum. madem performansı düşük kovayım gitsin diye düşünebilir. (eminim ki düşünecektir.)
özetle yeni gelen sistem çalışma hayatında işsiz kalma döneminin sigortası olan kıdem tazminatına muadil olarak getiriliyor ancak muadil demek, ateşle ateş böceklerinin benzerlikleri gibi bir durum ortaya çıkarıyor. anlayacağınız bu müsabakada herkes mağlup devlet galip.
ibb başkanı ekrem imamoğlu: “istanbul halkının, taksi ihtiyacı olup olmadığına karar verecek makam, bağcılar oto galerisi’ndeki birkaç taksi galericisi değildir”
ibb başkanı ekrem imamoğlu: “sakın bizi başka şeylerle tehdit etmeye çalışmasınlar. plaka fiyatları ile geçim sağlayan rantçılara bu süreci kurban etmeyiz, ettirmeyiz. istanbul'da düzeni bozucu bir fiile giren her şahıs, karşısında devleti bulacaktır.”
İBB Başkanı ekrem imamoğlu: “Evet, biz esnafımızla, esnafımızın gerçek temsilcileriyle, odayla oturup bunları tartışıp konuşacağız. Neyi konuşmadık ki bunu konuşmayalım; elbette konuşacağız. Ama kimse kendi çıkarı üzerinden hareketle bizi kısıtlamaya kalkmasın.”
kaynak
ibb başkanı ekrem imamoğlu: “sakın bizi başka şeylerle tehdit etmeye çalışmasınlar. plaka fiyatları ile geçim sağlayan rantçılara bu süreci kurban etmeyiz, ettirmeyiz. istanbul'da düzeni bozucu bir fiile giren her şahıs, karşısında devleti bulacaktır.”
İBB Başkanı ekrem imamoğlu: “Evet, biz esnafımızla, esnafımızın gerçek temsilcileriyle, odayla oturup bunları tartışıp konuşacağız. Neyi konuşmadık ki bunu konuşmayalım; elbette konuşacağız. Ama kimse kendi çıkarı üzerinden hareketle bizi kısıtlamaya kalkmasın.”
kaynak