özellikle de sabahın ilk ışıklarında yapıldığında ruhunun arşa kadar uzanmasına vesile olan eylem.
geliniz anlatayım.
şimdi öyle bir yere gittiniz ki, etrafınızda kimsecikler yok; tabii kuşları, börtü böcekleri, solucanları ve sahilde yaşayan diğer doğa canlılarını saymazsak.
adım adım gidelim;
sabahın ilk ışıklarında güneşin teninize temasıyla uyandınız.
güneşin; "kalk hadi, koş, zıpla! " çağrısını duydunuz.
uyandıktan 1 dakika içinde denize baktınız ve deniz tamamiyle hareketlenmek için sizi bekliyor.(denizi gören bir yerde uyumanız gerekiyor.)
öncelikle üzerinizde olan pijamalarla denize yürümeye başladınız.
ardından bu yürümeniz, size yetmedi ve adımınızı sıklaştırdınız.
adım sıklaştırmak da size yetmedi ve koşmaya başladınız!
vücudunuzun ilk temas hali ayaklarınızı, ayak parmaklarınızı hafiften gıdıklamayla oldum o gıdıklama içinizi aldı ve bir an olsun durakladınız.
duraklamadan sonra, direkt olarak kendinizi denizin kucağına bıraktınız.
o gelen ilk soğukluk, denizin vücudunuza nüfuzunun başladığının işaretçisi.
bu size yetmedi, denizi tamamen hissetmek istediniz. tişörtünüzü çıkarıp kenara fırlattınız.
bu da size yetmedi. pijamanızı çıkardınız.
evet, bu da yetmedi. iç çamaşırlarınızı çıkardınız ve o an bu dünyada olmadığınızı düşündürecek o hissi birden doruklarda yaşamaya başladınız; özgürlük.
denizle tamamiyle içsel, tamamiyle doğal hissettiğinizde anlayacaksınız; ne kadar boktan yaşadığınızı.
biraz süre kaldıktan sonra etrafa koşmaya başladınız. evet, o his bunları yapacak kadar enerji de veriyor.
sonra çadırınızda uykunuza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
bu mu yani?" demeyin.
deneyin, görün.
geliniz anlatayım.
şimdi öyle bir yere gittiniz ki, etrafınızda kimsecikler yok; tabii kuşları, börtü böcekleri, solucanları ve sahilde yaşayan diğer doğa canlılarını saymazsak.
adım adım gidelim;
sabahın ilk ışıklarında güneşin teninize temasıyla uyandınız.
güneşin; "kalk hadi, koş, zıpla! " çağrısını duydunuz.
uyandıktan 1 dakika içinde denize baktınız ve deniz tamamiyle hareketlenmek için sizi bekliyor.(denizi gören bir yerde uyumanız gerekiyor.)
öncelikle üzerinizde olan pijamalarla denize yürümeye başladınız.
ardından bu yürümeniz, size yetmedi ve adımınızı sıklaştırdınız.
adım sıklaştırmak da size yetmedi ve koşmaya başladınız!
vücudunuzun ilk temas hali ayaklarınızı, ayak parmaklarınızı hafiften gıdıklamayla oldum o gıdıklama içinizi aldı ve bir an olsun durakladınız.
duraklamadan sonra, direkt olarak kendinizi denizin kucağına bıraktınız.
o gelen ilk soğukluk, denizin vücudunuza nüfuzunun başladığının işaretçisi.
bu size yetmedi, denizi tamamen hissetmek istediniz. tişörtünüzü çıkarıp kenara fırlattınız.
bu da size yetmedi. pijamanızı çıkardınız.
evet, bu da yetmedi. iç çamaşırlarınızı çıkardınız ve o an bu dünyada olmadığınızı düşündürecek o hissi birden doruklarda yaşamaya başladınız; özgürlük.
denizle tamamiyle içsel, tamamiyle doğal hissettiğinizde anlayacaksınız; ne kadar boktan yaşadığınızı.
biraz süre kaldıktan sonra etrafa koşmaya başladınız. evet, o his bunları yapacak kadar enerji de veriyor.
sonra çadırınızda uykunuza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
bu mu yani?" demeyin.
deneyin, görün.
hastaneye anneyle değil de tek gidildiği an.
Barabar
Caner Malkoç : Klarnet, Saxofon, Flüt
Cihan Tanrıverdi : Elektro Gitar
Fırat İkisivri : Akustik Gitar, Elektro Gitar
Özgür Taş : Davul
Serkan Keskin : Bas Gitar
Serkan Polat : Djembe, Congas
Sibel Altan : Shaker
Taner Ölmez : Vokal
Barabar - Lingo lingo şişeler
Caner Malkoç : Klarnet, Saxofon, Flüt
Cihan Tanrıverdi : Elektro Gitar
Fırat İkisivri : Akustik Gitar, Elektro Gitar
Özgür Taş : Davul
Serkan Keskin : Bas Gitar
Serkan Polat : Djembe, Congas
Sibel Altan : Shaker
Taner Ölmez : Vokal
Barabar - Lingo lingo şişeler
Bayramdan sonraya denk geldiği için gidemiyorum. Şöyle 1 hafta sonrasında olsaydı harika olacaktı. Çok üzgünüm gerçekten harika bir festival kaçıyor. 2018 de düzenlenende Dj yok diye yakınmıştım ve sesimi duymuşlardı. Bu sene Dj dolu ama ben yokum.
havaalanında beklenir ama sevdiğin birini morgdan çıkarıp tabuta koymuşsan ve de memlekete gitmesi için havaalanına götürüyorsan çok zor meseledir. önde otururken arkada canının bir yarısı öylece duruyor tabutta. birde tabut 'kargoya' veriliyor. çok tuhaf bir gezegen burası
20 haziran 1978 londra doğumlu kariyeri oldukça parlak bir futbol adamıdır.
Günümüzde chelsea fc‘nin teknik direktörüdür.
Günümüzde chelsea fc‘nin teknik direktörüdür.
Limoncello - italya
palinka - italya
uzo - yunanistan
palinka - italya
uzo - yunanistan
Festival alanına giriş yapıyorsun ve eskiden hoşlandığın kişiyi bir başkasıyla görüyorsun. Sessizce yanından süzülüyorsun ve ardına bile bakmadan ilerliyorsun.
Sonra içinden diyorsun; arkadan da gelmiyorum, peşinden de gelmiyorum. çünkü; hem yaşlanmışsın, hem çirkinleşmişsin, patatese dönmüşsün.
(bkz: alo 71 eski sevgilinin peşini bırakma hattı)
Sonra içinden diyorsun; arkadan da gelmiyorum, peşinden de gelmiyorum. çünkü; hem yaşlanmışsın, hem çirkinleşmişsin, patatese dönmüşsün.
(bkz: alo 71 eski sevgilinin peşini bırakma hattı)
sonucunun rant olacağı kesin yangınlardır. her sene güzelim bodrum'umda bir yerler rant yangınına kurban gider. bu yangınlar hiç şaşmaz. illa her sene olur. 3-4 sene evvelki güvercinlik yangınından sonra arazi, orman bakanlığının tersine olan iddialarına rağmen devlete yakınlığı olan isimlerden birinin yönetim kurulu başkalığındaki titanic otele peşkeş çekildi. bu rantçılık yüzünden bodrum'da ve egenin birçok bölgesinde orman yangınları çıkarırdı. ne tesadüftür ki çoğu yangın sonrasında oraya gelecek yapılanmanın tam boyutlarıyla birbir örtüşüyordu yangının boyutu. tıpkı titanic otelde olduğu gibi.
