Hareme gidip oradan Gebze’ye giden herhangi bir araca daha sonra
Çıkışta bulunan otobandan
Sakarya ya bulunur Pendik ten ancak tercihen İDO’nun oralardan Bursa/Sakarya /Kocaeli /Yalova bulmak kolaydır.
Ama saatler önemli misal 13 15 arası kötü berbat
9 11 arası ideal
Akşamda 5 8 arası
Birde sınav zamanı hergün bulunur bu 4 şehre de
Çıkışta bulunan otobandan
Sakarya ya bulunur Pendik ten ancak tercihen İDO’nun oralardan Bursa/Sakarya /Kocaeli /Yalova bulmak kolaydır.
Ama saatler önemli misal 13 15 arası kötü berbat
9 11 arası ideal
Akşamda 5 8 arası
Birde sınav zamanı hergün bulunur bu 4 şehre de
yeşilçam'ın ünlü aktörü öztürk serengil'in kızıdır. Pek çok alanda şansını deneyen seren serengil en son magazin programı sunuculuğu yapmaktadır. burada sarf ettiği sözler yüzünden mahkeme tarafından konuşmama yasağını delip dedikodu yapmaktan tutuklanıp 3 gün hapis yatan ilk insan olmuştur. güzel ülkemden manzaralara örnektir.
kadınlar günü münasebetiyle yaptığı konuşmada erdoğanın söylediği cümledir.hezeyandır,yanlıştır hatta islam dışıdır.islam ilk geldiği şekli ve kuralları ile kaimdir değişmez güncellenmez değişmesi ve güncellemesi gereken daima insandır.necip fazılın deyimi ile güneş değişmez ona bakan gözler değişir.14 asır önceki hüküm bugün uygulanamaz demek kuranı inkar etmek demektir bu apaçık küfürdür.islam zahire ve ağızdan çıkana göre hükmeder fakat yinede inananların kalplerinde bu sözlerden dolayı açılan yaraların ve olumsuz etkilerin izalesi için bir açıklama bir izah bir tevil yapılmalıdır.
kaynak: https://m.youtube.com/watch?feature=youtu.be&v=L0JISgxAWy4
kaynak: https://m.youtube.com/watch?feature=youtu.be&v=L0JISgxAWy4
bir gazetecinin hiç utanmadan sunduğu çözüm önerisi.
twitter üzerinden hayvan hakları aktivisti arkadaşların fotoğrafını "hayvanını evinde sev.. sokaktaki hayvan, insanlık göstergesi değildir. itlaf geri gelmeli." notuyla paylaşmış. gruptan bunu duyduğumda herhalde pişman olmuştur, bir insan bunu neden istesin ki neticede, diye sayfasına bakayım dedim. herhangi pişmanlık yok, üstüne haklılığı konusunda destek topluyor. düşüncelerinde ısrarlı .
insan türü olarak diğer türlerle beraber yaşadığımız dünyada doğal yaşama, bitki ve hayvanların yaşam alanlarına, iklime ölçüsüzce, bencilce müdahale ettik. etki tepkiyi doğurur, yaptıklarımızın sonuçlarına katlanacağız. sen yaşam alanlarını yok edersen oraya sığınan canlılar senin yaşam alanına dağılır ihtiyaçlarını karşılamak için. birileri türümüzün yaptıklarının doğurduğu sonuçları bu şekilde gidermek istiyor. insanlık dediği şey sorumluluk almayı bilmekle başlamalı, belki bir nebze utanarak. sokak hayvanları açısından büyük problemler var en başta şu adamın bize gösterdiği üzere yaşam hakkı tehlikede. bir kap yemek vereyim şurada beraberce yaşayalım işte diyecek insan sayısı giderek azalıyor. sokaklar sokak hayvanlarının "doğal" yaşam alanı, aslında uygulanıyor olsa 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu ile de korunuyor. birçokları sokakta doğdular, sokakta yaşıyorlar. insanlarla iyi ilişki kuruyorlar çünkü evcilleştirildiler. Keşke küçük prens'in tilkisi onlara biraz akıl verse. akıl sağlığı bozuk insanların tecavüzüne uğruyorlar, şiddet görüyorlar. bi heves "petshop"lardan büyük paralara satın alınıp sorumluluk ağır gelince sahipleri tarafından terkediliyorlar. ayrılık onları da üzüyor, korku bakışlarına işliyor. ve bundanşöyle! etkileniyorlar. tüm bunlara rağmen tekrar tekrar insanlara güvenmekten vazgeçmiyorlar. ve bazı türdeşlerimiz onlarla empati kurmayı unutmuyor, ne hissedebileceklerini anlıyor, mücadele ediyor nasıl iyileştirebiliriz diye. biri de çıkıyor hemen itlaf. nefes alan, koşan; neşesi, gururu, karakteri olan bir varlığın yaşamını sırf istiyoruz, işimize gelmiyor diye sonlandırmayı nasıl hayal edebiliriz? bu ne haddini bilmezlik? üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim diyor canım ulrike. yine de çok üzgünüm.
twitter üzerinden hayvan hakları aktivisti arkadaşların fotoğrafını "hayvanını evinde sev.. sokaktaki hayvan, insanlık göstergesi değildir. itlaf geri gelmeli." notuyla paylaşmış. gruptan bunu duyduğumda herhalde pişman olmuştur, bir insan bunu neden istesin ki neticede, diye sayfasına bakayım dedim. herhangi pişmanlık yok, üstüne haklılığı konusunda destek topluyor. düşüncelerinde ısrarlı .
insan türü olarak diğer türlerle beraber yaşadığımız dünyada doğal yaşama, bitki ve hayvanların yaşam alanlarına, iklime ölçüsüzce, bencilce müdahale ettik. etki tepkiyi doğurur, yaptıklarımızın sonuçlarına katlanacağız. sen yaşam alanlarını yok edersen oraya sığınan canlılar senin yaşam alanına dağılır ihtiyaçlarını karşılamak için. birileri türümüzün yaptıklarının doğurduğu sonuçları bu şekilde gidermek istiyor. insanlık dediği şey sorumluluk almayı bilmekle başlamalı, belki bir nebze utanarak. sokak hayvanları açısından büyük problemler var en başta şu adamın bize gösterdiği üzere yaşam hakkı tehlikede. bir kap yemek vereyim şurada beraberce yaşayalım işte diyecek insan sayısı giderek azalıyor. sokaklar sokak hayvanlarının "doğal" yaşam alanı, aslında uygulanıyor olsa 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu ile de korunuyor. birçokları sokakta doğdular, sokakta yaşıyorlar. insanlarla iyi ilişki kuruyorlar çünkü evcilleştirildiler. Keşke küçük prens'in tilkisi onlara biraz akıl verse. akıl sağlığı bozuk insanların tecavüzüne uğruyorlar, şiddet görüyorlar. bi heves "petshop"lardan büyük paralara satın alınıp sorumluluk ağır gelince sahipleri tarafından terkediliyorlar. ayrılık onları da üzüyor, korku bakışlarına işliyor. ve bundanşöyle! etkileniyorlar. tüm bunlara rağmen tekrar tekrar insanlara güvenmekten vazgeçmiyorlar. ve bazı türdeşlerimiz onlarla empati kurmayı unutmuyor, ne hissedebileceklerini anlıyor, mücadele ediyor nasıl iyileştirebiliriz diye. biri de çıkıyor hemen itlaf. nefes alan, koşan; neşesi, gururu, karakteri olan bir varlığın yaşamını sırf istiyoruz, işimize gelmiyor diye sonlandırmayı nasıl hayal edebiliriz? bu ne haddini bilmezlik? üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim diyor canım ulrike. yine de çok üzgünüm.
dünyada ki ikinci kızıl mercan bulunan yer türkiye'de ayvalık'ta bulunmaktadır. 42 -45 metrelerde görebileceğiniz kızıl mercanlar dantel gibi görünür. derin dalışta 30 metrenin altın da renkler kaybolduğundan ışık tutulmadığı zaman morumsu siyah gözükürler.
ayvalık pek çok dalış noktasıyla türkiye de ki en önemli dalış noktalarından biridir.
dalış sonrası ayvalık tostuyla taçlandırılır, geceleri rakı, balık, ayvalıkla cilalanır. ayvalık unutulmaz anılara ev sahipliği yaptı hep.
ayvalık pek çok dalış noktasıyla türkiye de ki en önemli dalış noktalarından biridir.
dalış sonrası ayvalık tostuyla taçlandırılır, geceleri rakı, balık, ayvalıkla cilalanır. ayvalık unutulmaz anılara ev sahipliği yaptı hep.
1930’ların Amerika’sını krizleri ,ekonomik çöküşü ve yaşamı anlatıyor.
Gayet sert bir dille ama olması gerekeni anlatan kitap.
Varoluşçu eserlerin içerisinde hatta üst sırada yer alır
Gayet sert bir dille ama olması gerekeni anlatan kitap.
Varoluşçu eserlerin içerisinde hatta üst sırada yer alır
türkiye televizyonlarında 94-98 yılları arasında 4 sezon yayınlanmış en şahane türk dizilerinden olan yapım.
3 karılı, 36 çocuklu memnun kaygısız’ın başından geçen traji-komik olayların konu edildiği dizi.
baş karakterlerine ercan yazgan, halit akçatepe, ayşen gruda ve çiçek dilligil gibi büyük tiyatro sanatçıları hayat vermiştir.
bugün ise ercan yazgan ustayı da kaybetmiş bulunmaktayız. Nur içinde yatsın.
3 karılı, 36 çocuklu memnun kaygısız’ın başından geçen traji-komik olayların konu edildiği dizi.
baş karakterlerine ercan yazgan, halit akçatepe, ayşen gruda ve çiçek dilligil gibi büyük tiyatro sanatçıları hayat vermiştir.
bugün ise ercan yazgan ustayı da kaybetmiş bulunmaktayız. Nur içinde yatsın.
italyan halk müziğinin en güzel şarkısı.
po ovası'nda ezilen çiftçiler tarafından yazılmış daha sonra italyan partizanları sözlerinin bir kısmını değiştirerek parçaya son halini vermişlerdir.
şu sıralar popüler bi dizi sayesinde burjuvaların dillerindedir.
italyanca orjinali
italyan metrosunda
gezi parkı'nda
po ovası'nda ezilen çiftçiler tarafından yazılmış daha sonra italyan partizanları sözlerinin bir kısmını değiştirerek parçaya son halini vermişlerdir.
şu sıralar popüler bi dizi sayesinde burjuvaların dillerindedir.
italyanca orjinali
italyan metrosunda
gezi parkı'nda
zannımca etrafımızda ülkemizde bolca bulunan kadınlardandır, (öncüleri arasında da eşim olmalı)
kendince bir güzelliğin tabii olarak söz konusu (az veya çok güzelsin) ve gerek yakıştırdığın için, gerekse çalıştığın yerdeki kurallardan ötürü ya da hem cinslerinin baskısından! makyaj yapma eğilimindesin. bununla birlikte ya yapmayı bilmiyorsun (kuvvetli ihtimal) ya da makyaj malzemeleri cildine zarar veriyor (cilt alerjik reaksiyon da gösteriyor olabilir) sonuç olarak bu yaptığın şey sana yakışmıyor!
daha açık yazmak gerekirse; makyaj malzemeleri için harcadığın para, bunları uygulamak için uğraştığın zaman ve cildine uyguladığın petrol türevi maddeler sonucunda güzelliğini azaltıyorsun ve daha kötüsü var olandan çalıyorsun. hele bazı hanımefendiler kendini makyaj yaparak daha yaşlı gösteriyor ki onlara hiç girmiyorum bile.
ez cümle; hanımlar güzelsiniz hoşsunuz da ayna karşısında yanlış varsayımlarda bulunabiliyorsunuz. bu da bunlardan biri ve belki de en önemlisi.
kendince bir güzelliğin tabii olarak söz konusu (az veya çok güzelsin) ve gerek yakıştırdığın için, gerekse çalıştığın yerdeki kurallardan ötürü ya da hem cinslerinin baskısından! makyaj yapma eğilimindesin. bununla birlikte ya yapmayı bilmiyorsun (kuvvetli ihtimal) ya da makyaj malzemeleri cildine zarar veriyor (cilt alerjik reaksiyon da gösteriyor olabilir) sonuç olarak bu yaptığın şey sana yakışmıyor!
daha açık yazmak gerekirse; makyaj malzemeleri için harcadığın para, bunları uygulamak için uğraştığın zaman ve cildine uyguladığın petrol türevi maddeler sonucunda güzelliğini azaltıyorsun ve daha kötüsü var olandan çalıyorsun. hele bazı hanımefendiler kendini makyaj yaparak daha yaşlı gösteriyor ki onlara hiç girmiyorum bile.
ez cümle; hanımlar güzelsiniz hoşsunuz da ayna karşısında yanlış varsayımlarda bulunabiliyorsunuz. bu da bunlardan biri ve belki de en önemlisi.
90’ların gözdesi, fen liseleri ile yarışan imamhatiplerin Durumu içler acısıdır.
Şuanda ise bir köfteci bir dönerci gibi Her sokak başında görülebilir... işlevi de keşke aynı düzeyde fazlaşabileydi.
Bir ilçede iki Anadolu belki bir fen lisesi vardır yada yoktur.( genelde yoktur) ama ne hikmetse ülkede 4200’e yakın ihl var ve her lise ortalama 300 400 kişilik .( İstanbul’da bu sayı kat ve kat fazla )
yılda bir milyondan fazla öğrenci mezun verdiği anlamına gelir . Evet bir milyondan fazla öğrenci i.h. lisesinden mezun oluyor . Bunların kaçı acaba üniversite okuyor . Herşey okumak değil ancak televizyonlarda kanallarda “kızlarımızı çocuklarımızı okullara gönderelim” diyenler sadece liseyi mi kast ediyor ?
En büyük vasfı dini eğitim yanında bilimsel eğitimleri de vermek olan ihl’ler Asli görevi olan dini eğitimi dahi vermekten aciz bir kurum oldu . Okul kurup zil sesini dombra yapıp üstüne de ...imam hatip lisesi yazınca orası eğitim kurumu olduğu anlamına gelmemekte aksine görüldüğü yerde uzaklaşılması gereken kurumlar anlamına gelmektedir.
YouTube’a ihl rezillikleri yazılması sonuncunda çıkanlar bile yeterince utanç kaynağıdır.
Bilimsel eğitimleri vermekten vazgeçildiği bu kurumların en azından hakkıyla dini eğitim verseler düşündüren kurumlar oldu.
En azından artık açılmasın bu tür gereksiz liseler. 1 yılda 1000 ihl açılacağına 1000 lise donanımlı hale getirilseydi daha iyi olmaz mı diye düşündüren lliseler açılmasın.
içinde sorgulayan biat etmeyen, her denilene inanmayan insanlar yetiştiren liseler yerine din eğitimi adı altında müptezellern yetiştirildiği “ kurumsu” okulların tercih edilmesi ilginçtir.
Boşuna ağaç yaşken eğilir denilmemiş , ağaç yaşken koyunluğu öğreniyor işte.
Şuanda ise bir köfteci bir dönerci gibi Her sokak başında görülebilir... işlevi de keşke aynı düzeyde fazlaşabileydi.
Bir ilçede iki Anadolu belki bir fen lisesi vardır yada yoktur.( genelde yoktur) ama ne hikmetse ülkede 4200’e yakın ihl var ve her lise ortalama 300 400 kişilik .( İstanbul’da bu sayı kat ve kat fazla )
yılda bir milyondan fazla öğrenci mezun verdiği anlamına gelir . Evet bir milyondan fazla öğrenci i.h. lisesinden mezun oluyor . Bunların kaçı acaba üniversite okuyor . Herşey okumak değil ancak televizyonlarda kanallarda “kızlarımızı çocuklarımızı okullara gönderelim” diyenler sadece liseyi mi kast ediyor ?
En büyük vasfı dini eğitim yanında bilimsel eğitimleri de vermek olan ihl’ler Asli görevi olan dini eğitimi dahi vermekten aciz bir kurum oldu . Okul kurup zil sesini dombra yapıp üstüne de ...imam hatip lisesi yazınca orası eğitim kurumu olduğu anlamına gelmemekte aksine görüldüğü yerde uzaklaşılması gereken kurumlar anlamına gelmektedir.
YouTube’a ihl rezillikleri yazılması sonuncunda çıkanlar bile yeterince utanç kaynağıdır.
Bilimsel eğitimleri vermekten vazgeçildiği bu kurumların en azından hakkıyla dini eğitim verseler düşündüren kurumlar oldu.
En azından artık açılmasın bu tür gereksiz liseler. 1 yılda 1000 ihl açılacağına 1000 lise donanımlı hale getirilseydi daha iyi olmaz mı diye düşündüren lliseler açılmasın.
içinde sorgulayan biat etmeyen, her denilene inanmayan insanlar yetiştiren liseler yerine din eğitimi adı altında müptezellern yetiştirildiği “ kurumsu” okulların tercih edilmesi ilginçtir.
Boşuna ağaç yaşken eğilir denilmemiş , ağaç yaşken koyunluğu öğreniyor işte.