Bir diğer adı ile süzgeç.
Genelde hava ve su için kullanılır.
antabuse takipçilerinin bildiği üzere başlığın tabii ki bir uzun hali var: "hakkımızda her şeyin hayırlısını diledikten sonra her işin tersine gitmesi" olacaktı.

bakın böyle bir şey hakikaten var: evrene gönderdiğimiz mesajın kriptosunda mı artık sıkıntı var yoksa murphy kanunu mudur nedir, olumlama yaptıktan sonra aksi istikamette gidişattan kurtulamıyoruz.

örneğin ben yeni iş istedim, olmadı. hatta üstüne üstük eski işim temcit pilavı gibi önüme yeni bir yemekmiş gibi sunulur oldu.

dedim evliliğim var, hayırlısı budur belki. yok arkadaş! o da değil yani, yıllar sonra bunu da anlıyorum. evliliğin de bir numarası yok. (hatta bana kaderimin bir oyunumu bu nakaratı dilimde dolanıyor)

o yüzden bundan sonra işlerimin selameti açısından hayırlı olsun yerine "aman tırrık gibi gitsin", "ne hali varsa görsün" veya "b.kunda boğulsun" demek daha pozitif sonuçlar çıkarmaya yakındır düşüncesindeyim.

ezcümle: beklenti satın alınır, gerçekler satılır.
ağaçtan, demirden ya da betondan yapılmış, ağırlık çekebilecek kalınlıkta, uzun ve genellikle yuvarlak destek.
karanlık alanlarda veya gece veya acil durumlarda olduğu gibi belirli zamanlarda karanlık olabilecek alanlarda rahatlık veya kolaylık sağlamak için genellikle elektrikli olan küçük bir ışık fikstürüdür.
Kerbela ve ehli beyt temalı azerice ağıt. aşura günlerinde matem tutulurken şii camilerinde okunur. cemaat zincir ve kırbaçla vücutlarına vurarak hz. hüseyin'in acısını hissetmeye çalışır. bir örnek verelim: emmim oğludur ay ağa bu toyun mübarek olsun gelinin gelir otağa bu toyun mübarek olsun bu ne toydur zeynep ağlar başa leyla gara bağlar su deyin uşahlar ağlar
Çekim işlemi uygulanmış, istenilen ölçülere getirilmiş, isteğe bağlı büküm ve kat verilmiş, kullanıma hazır biçimde işlenmiş lif topluluğuna iplik denir.
Sirke, yemeklerde, salatalarda tatlandırıcı olarak veya salamura gibi koruyucu olarak kullanılan su, asetik asit ve doğal aromalar içeren kötü kokulu ekşi meyve suyudur. Bu meyve çoğu kez yoğun asitli meyvelerden üzüm veya elma vb. olmaktadır.
domates satan seyyar satıcıların ve pazarcıların geleneği haline gelmiştir. bu kaideye göre domatesler hep çanakkale'den gelmektedir.
bunu duyan güruh domatesin anavatanının güney amerika yerine çanakkale olduğunu bile sanabilir, normaldir. (en azından benim için)

bunun farklı versiyonları da söz konusu olabilmektedir. mesela sarımsaklar hep taşköprü'dür (sarımsak çin'den de gelir) ya da zeytinler hep gemlik'tir(ülkemizde 28 ilde zeytin yetiştirilir). başka yerden olduğunu iddia eden ise fetöcüdür, çarpılır ve taş olur.

pazarlama alanında yeteneksiz oluşumuz buradan dahi anlaşılabilir. biz millet olarak satmayı severiz, yeter ki paraya dönsün. gerekirse anamızı boyar babamıza satarız.
başlığın uzun hali: "çocuk sahibi olmak için evlilik yapanların eşlerine damızlık muamelesi etmesi" olacaktır. (bkz: karakter sınırı sebebiyle yazamadıklarımız)

çalışmaya başladığımdan bu yana çevremdeki insanların birbirlerine yaptığını düşündüğüm son derece aşağılayıcı hareket. ille de benim çocuğum olsun diyen kitle de eğitimini orada burada almış, iyi gelire sahip kitledir, hemen öyle eğitimsiz etiketi yapıştırılmamasını dilerim.

bana biri ben seninle çocuk için evlenmek istiyorum dese, bas git derim ve ışık hızıyla yol veririm. bana ne senin çocuk sahibi olmak istemenden? senin bu dünyada kalıcı olma hedefin çocukla gerçekleşecekse öncelikle "loser" bir yapın var ve kendini gerçekleştirmekten öte haldesin, hatta acınası durumdasın.

seversin birini ve onun rızasını alırsın ve fikir birliğine varırsın da çocuk sahibi olursun, buna amenna derim. burada kadim bir sevgi bağı ve nihayetinde ortaklaşa alınmış bir karar vardır. burada sonrası yaradan çocuk verirseye kalıyor, tevekkül oluyor.

bu kişilerden birinin de hali hazırdaki yöneticim olması kaderimin bana bir oyunudur. dertliyim sözlük!