küçükken hepimizin evinde olan canım limon kolonyası. ankara merkezli olması nedeniyle belki de, tüm ailem eyüp sabri tuncer kolonyası kullanırdı. bu nedenle de gönül bağım var. 1923 yılından beri hayatımızdalar ve böyle köklü işletmelere bayılıyorum. hikayelerini bir masal dinler gibi dinlemeyi, okumayı çok seviyorum. tarihçelerini merak edenler buradan okuyabilir. şu anda herkesin yana yana kolonya satın almaya çalışmasına onlara da faydası olduğu için seviniyorum*
sayısız faydası olan, alıç meyvesinden yapılan sirke. özellikle mide ve bağırsak problemlerinde, yüksek tansiyonda oldukça faydalıymış. rahatlatıcı etkisi de olduğundan anksiyetede bile kullanılıyormuş. küçükken kolye gibi boynumuza asar bayıla bayıla yerdik alıçları. kırmızı ve sarı renkleri ile çok da lezzetli olurlardı. sirkesinin de çok faydalı olduğunu duyduğum için köyden toplanan alıçlardan sirke yaptık. şu an 5. ayında, 6. aydan itibaren de ilaç niyetine tüketeceğiz salatalarda.

kendi yaptığım elma sirkesinden sonra sirkeye bakış açım değişti. asla tüketmem dediğim bir şeydi. tadını ve kokusunu hiç sevmezdim. evde kendim yapınca aslında o sevmediğim keskin kokunun yapaylıktan olduğunu anladım. ev yapımı olan ekşi fakat hafif aromalı oluyor. boğaz ağrısı, öksürük gibi rahatsızlıklarda gargara yapın ve için. (1-2 yemek kaşığı kadar yeterli) çok faydasını göreceğinize eminim.
Bugün itibariyle izlemeye başladığım suç dizisi. İsveç yapımı dizinin ortalama bölüm süresi 45 dakika. Toplam 6 bölümden oluşun yapım şimdilik sadece 1 sezondan ibaret. İzlediğim ilk iki bölüm kadarıyla söyleyebilirim ki dizi muazzam. Sahneleri, oyunculuklarıyla cidden iyi bir işçilik var. Oyuncuların verdiği duygular ve o gerilimli atmosfer size fazlasıyla geçiyor. Özellikle maja’nın oyunculuğu karşısında nutkum tutuldu. Karakterin psikolojik durumunu dibine kadar hissedebiliyorsunuz.
An itibariyle olmaya karar verdiğim şey. Zaten son 3 yılda yaşadığım insan deneyimleri sebebiyle bu kadar her şeyi seven biri olmanın faydadan çok zararını gördüm. Yani başkasına da değil sadece kendime zararı oldu. Arkadaş dediğim kişi tarafından dolandırılmak mı dersiniz(ulan en çok da çevremdekiler şaşırdı bu zeki halimle dolandırılmama), bipolar bozukluk sahibi birine aşık olup her gün ona aşık olduğum için pişmanlık duymak mı dersiniz, efendi görünümlü erkeklerin bile iç benliklerinde ne tür bir piç olduklarını fark etmem mi dersiniz, borç batağına düşmek mi dersiniz ulan say say bitmiyor. Neyse zaten eskisine göre fazlasıyla gamsızlatmıştım artık duygusuz piç olmaya kesin kararlıyım. zaten normalde de ufak piçlikler yapmayı da severdim bence bu tanım bana uydu. Evet, evet ben artık duygusuz bir piçim. Hepinizin canı cehenneme bebeğim.*
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen festival. Yerel lezzetlerden el işlerine kadar pek çok ürün kurulan standlarda satışa sunuldu. Ben de yine haber peşindeyim işte.*
Aslında bu biraz farklı. Senin günlük hayattaki internet verilerine senin bir dijital koyanı yapıyorlar.
koronadan dolayı homo sapiens türünün uymakla mükellef olduğu yasadır. sosyal aktiviteler asgariye indirilmiş ve bir nevi münzevi hayatına doğru geçiş hali oluşmuş diyebiliriz. sosyal bir tür olarak umarım bir an önce virüsten tüm insanoğlu olarak kurtulur ve güneşli güzel günler görürürüz.
ayrıca bu virüs sayesinde de dünyanın ortak evimiz olduğu, bilimin ne kadar önemli ve değerli olduğu, dil din renk milliyet ayrımı gözetmeden herkesin aynı ve eşit olduğu farkındalığı daha da yayılmaya başlanacağını düşünüyorum. umarım bu felaket daha güzel ve yaşanabilir, kardeşçe bir dünyanın kurulması için bir faktör olur.
Evden dışarı çıkmadığımız zamanlarda yapılabilecek en iyi aktivite. Sizler için 13 müzeyi derlerdim.
Online gezilebilen müzeler
an itibarıyla sağlık bakanı fahrettin koca tarafından yapılan açıklamaya göre 4 günde 1'den 47'ye yükseldi. tablo ürkütücü bir şekilde büyüyor.

kaynak