a tipi kişilik özelliğinin aksine aceleci olmayan, rahat karakterli insanlardır. Çok çalışsalar bile, a tipi insanlar kadar kendilerini baskı altına sokmazlar. Kolay öfkelenmezler, rekabetçi değillerdir. Fakat bir birey illa tam anlamıyla a ya da b tipi özelliklerine sahip olacak diye bir kaide yoktur. Bazı özellikleri taşırken bazı özellikleri taşımayabilirler.
emre aydın’ın 2006 yılında çıkarttığı ilk stüdyo albümüyle aynı adı taşıyan şarkısı.

2 gündür çevirip çevirip dinliyorum. Lise yıllarıma döndüm resmen. Unutmuştum ama güzel şarkıymış.

Emre aydın-afili yalnızlık

“Ölsem, ölsem, ölsem hemen şimdi
Kaçsam, gitsem, kaçsam tam da şimdi

Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik
Bırakmıyor acıtmadan

Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm

Sövdüm, sövdüm, sövdüm ben dünyaya
Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara

Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik
Bırakmıyor acıtmadan

Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm

Değmezmiş hiç uğraşmaya
Bu kez mecalim yok hiç dayanmaya
Dayanmaya

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm

Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm”
Üniversiteden önce olduğum kişidir. Değişim arzusuyla 18’inci yaş günümde kendime bir söz verdiğim için o asosyal halimi büyük ölçüde üzerinden attım üniversitede. O asosyallik sürecimde günde en az 8-10 saat kitap okurdum.
kelime anlamı kesin, köklü, kökten olan fransızca kökenli sıfat.
Ayrıca doğan yayın holding'e ait günlük gazetenin adıdır.
kahve yapan, servis eden kişilere verilen ad. 3. nesil kahveciler sayesinde tanıştığımız italyan kökenli bir meslek. barmenler gibi oldukça havalı kahve sunumları yapıyorlar. kahveye özel bir düşkünlüğüm olmamasına rağmen estetik olan tüm şeyler gibi barista sunumlarına da bayılıyorum.
ilkokulda öğretmen haftasonları sınıf perdelerini eve götürüp yıkatacak bir kişi ararken hep önplana çıkan kişiler vardı.
Eve götürünce anneniz hiç mi kızmıyordu size?

Perdeler çıkarılır, öğretmen büyükçe poşete koyar, minicik çocuk boyu kadar perde poşetini taşır, pazartesi günü sınıfa getirir, öğretmen çıkar perdeleri asar ve kapanış.

Benim annem daha evdeki perdeleri yıkamıyordu, kesin bunu da yıkamaz diye eve götürmezdim. O yuzden bilmiyorum. Beni de aydınlatın.
“bacağım yok ama yaşama sevincim var!” sözleriyle yaşama olan sevgisine tanık olduğumuz güçlü kadın. Kansere karşı verdiği mücadeleyle hatırlayacağız kendisini. Işıklar içinde uyu güzel ve özel kadın.
En iyisinin sözde unkapanı’nda yapıldığı söylenen ama öyle olmayan, zamandan ve paradan tasarruf için yenilesi güzel yiyecek.

Ben size en iyi yapan yeri şimdi söyleyeceğim.

mecidiyeköy meydandan gayrettepe’ye doğru yürürken solda bankaların arasında küçücük bir dükkanda bulunan maslak pilavcısıdır.

Hadi yine iyisiniz, kaptınız gül gibi bilgiyi.*
En iyisini annemin yaptığını düşündüğüm pilavdır. İkişer, üçer tabak yerim bana mısın demem bu çırpısız halimle.*
Enfes bir lezzettir. Hiçbir zaman yeterince kabarmasa da yiyenlere parmak ısırtan bir lezzettedir limonlu kekim.

Edit: bunu entryi de parmaksız giriyorum mesela.*