Bir motosikleti sıfır halinden kişiye ve fikre özel olarak değiştirmek ya da sıfırdan bir motosiklet üretme işlemidir. Custom yaparken nelere dikkat etmeliyiz hadi yazalım.
Googleden sonra en büyük icat diyebileceğim fakat güzel ülkemde hala yasaklı olan çevrimiçi kütüphane.
türk milleti ile dalga geçmenin sınırlarını zorlayan girişimdir. türkiye geçmişte yaşadığı darbelerin aksine 15 temmuz 2016 tarihinde çok daha farklı bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır. (bkz: kontrollü darbe) yapılan bu darbe girişimi ülkemiz açısından son yılların en önemli ve en üzücü olayı olarak hatırlanacaktır. ne yazık ki bazı çevrelerin planları yüzünden bir çok sivil halk ölmüştür. yıllardır devletin birçok kurumunda hükümet eliyle beslenen dönemin başbakan cumhurbaşkanı ve birçok bakanın yoldaşlık ettiği özellikle (bkz: türk silahlı kuvvetleri), (bkz: milli istihbarat teşkilatı), emniyet ve yargı gibi birimlerde gizlice konumlanmış olan cemaat (bkz: fethullahçı terör örgütü) bu girişimi ile türkiye cumhuriyeti’nin dağılmasını amaçlamış, askeri ve sivil birçok insanın hayatına kastederek bu ülkeyi ele geçirmek için her şeyi göze almıştır. fakat bu darbe girişimi tsk,, tüm siyasi partiler ve halkın sağduyulu davranarak sokaklara dökülmesi ve hep beraber hareket etmesi ile önlenmiştir. askeri darbeler yatsı namazıyla değil şafak sökerken yapılır. bunun sebebi halkın bu siyasi ve askeri düzenlemeden uzak tutmaktır. darbeyi gerçekleştirmeye çalışanlarda buna göz yumanlarda bütün dünyaya rezil olmuştur. türk ordusunun itibarı halk nezdinde sarsılmıştır. bu darbeyi kim gerçekleştirdi nasıl oldu diyenlere cevap olarak şu söylenebilir.

15 temmuz kimin işine yaradı kimi güçlendirdi ise bu girişimi de o organize etmiştir. meclisin bombalanabilmesi ama sarayın bombalanamaması açık bir delildir.

edit: iş bu entry herhangi bir siyasi taraf tutulmaksızın yazılmıştır. objektif bakış açısının ne olduğunu bilmeyen yazarların dislike'larına maruz kalmak üzdü. bu memlekette herkes cemaatçi orusbu çocuklarının kademe kademe yükselmesine yıllarca ses çıkartmadı çıkartamadı gözümüzün önünde yapılandılar ve biz sadece cemaatçi dedik. akparti, chp, mhp v.s ve sonuç olarak böyle bir durum yaşandı. elbetteki tiyatroydu. elbetteki daha büyük bir oyun vardı. ama bu gerçekleri değiştirmez. 30 gün boyunca milyonlarca insanı sokaklardayken insanlar ölmüş ve yaralanmışken ve tiyatroyu çevirenler saraylarında takılırken, bu entry'nin amacı olayı bu gibi platformlarda (bkz: darbe görmemiş nesil)'lere bir not bırakmaktır.
üniversite yılları hem çalışıp hem okuyayım diyerek ankara bahçelievler'de mekan mekan iş aradım. girdiğim barda demir adlı kral bir abi başladı benimle mülakata. "kardeş bulaşık yıkar mısın?" diye sordu önce. yok abi dedim. "garsonluk tecrüben var mı?" dedi. yine yok abi dedim. "oğlum bir erkeklik uzvuna yaramıyorsun seni neden işe alayım ben şimdi" dedi. ben de kapıda dururum hoş geeeldiniz derim yer gösteririm falan dedim. adam hakikaten kraldı böyle saçma bir teklifi akşam 8 gece 4 çalışma şartı ve 15 lira ücretle kabul etti. ertesi gün gel dedi beni yolladı. ankara'nın ayazı da pis olur diyerek beyaz içliğimi çektim altıma ve nöbet yerime koşa koşa gittim. mesaim başlamıştı çok heyecanlıydım gelene hoş geeeldiniz gidene tekrar bekleriz diyordum. saatler ilerledi bir grup çıkarken ben de gruptaki herkese tek tek iyi geceler dedim. aradan 5 dakika geçti inanılmaz korkunç bir çocuk yanında bir kızla geldi ve bana "sen neden benim kız arkadaşıma iyi geceler dedin ulan" dedi. açıkçası tırsmıştım ben badigard değildim ki; kavga edemem etsem de kimseyi dövemezdim. şişman bir kız bile beni dövebilirdi. konumum görünürde badigard konumuydu ve bu eleman beni dövünce kesin ertesi gün arkadaşlarına "dün gece bahçelide bir mekanda badigard" dövdüm diyerek ballandıra ballandıra anlatacaktı. aklımdan hastanelik olursam da içimde içlik var; hemşire veya doktor ya pantolonumu indirmemi isterse gibi gereksiz bir düşünce de geçiyordu. olay ciddiye binmişti "indir o elini kolunu, bu köyden olmasam ne olur, kimsin ulan sen" gibi tüm kavga başlatıcı sözcükler havada uçuşuyordu. tam o sırada koruyucu meleğim (şunu yazarken bile vatsaptaki gözleri kalp olan smile haline geliyorum) demir abi geldi. "ne oluyor sinire gerek yok" diye sordu. ben de olayı anlattım. demir abi beni dövecek elemana "uzatma kardeşim bu adamın işi bu gelene hoş geldin der gidene boş gittin der hadi uza" dedi. o anda eleman bir yumruk salladı ve hayatının hatasını yapmış oldu. demir abi gençten bir adamdı ama yılların gece hayatçısıydı. elemanı başladı evire çevire dövmeye. ben ve elemanın kız arkadaşı kavgaya ayırmaya çalışıyorduk. birden ikimizin ağzından da "lütfen benim için kavga etmeyin yaaaa" cümlesi dökülüverdi. sonunda olay karakolluk olmadan son buldu. benim aklımda kalan sadece "lütfen benim için kavga etmeyin" cümlesi oldu.
Sanılanın aksine sabun, meth yapmazlar. Daha çok reaktör, isi değiştirici falan.
(bkz: barış özcan) Hayran birakan blogger. Kendisini izlerken beyin kıvrımlarımin neşe içinde dans ettiğini hissedebiliyorum.
bu insan tipleri toplumcu gerçeklerin ötesinde yaşamayı hayat felsefesi haline getirmiş keyfine düşkün insanlardır. sabah geç kahvaltı yapmayı seven ofis içinde don külot yaşamayı bir hak olarak gören kafası güzel insanlardır.
"bence esrar yasal olmakla kalmamalı, sanayinin bir parçası olmalı" diyen abd'li hikaye roman yazarıdır.
"esrar içtim ama içime çekmedim ve bir daha asla denemedim" diyen abd'nin 42. devlet başkanıdır. (bkz: barack obama)