asker arkadaşımdan hediye olarak aldığım suskunlar kitabından sonra hayranı olduğum yazar.

kitapların önemli bir kısmı dönem olarak istanbul'da osmanlı'nın son birkaç yüzyılı ile cumhuriyet'in yeni kurulduğu dönemlerde geçer. karakterler ve olaylar oldukça ilgi çekici, yer yer yer fantastik öğeler içerir, kimi tarihi kişiliklere selam gönderir, düşünürsünüz bu kim acaba diye sonra kocaman bir aaaa dersiniz bu o muymuş diye.

her kitabı ayrı bir güzellikte olsa da suskunlar bambaşkadır, yorulsanız bile bırakamayacağınız bir akıcılık ve merak uyandırıcı bir dile sahiptir.

keşke yeteneğim olsa da bu kitaplardan bir film, bir dizi çeksem diye düşünür dururum.

Kronolojik sırasıyla kitapları şunlardır:

(bkz: puslu kıtalar atlası)
(bkz: kitab-ül hiyel)
(bkz: efrasiyabın hikayeleri)
(bkz: amat)
(bkz: suskunlar)
(bkz: yedinci gün)
(bkz: galiz kahraman)

(bkz: uzun ihsan efendi)
3 nisan 2018 youtube genel merkez saldırısını gerçekleştirdiği iddia edilen şahıs. kendisini meme balonlu kız videosu ile tanımıştım 2-3 sene önce. bakışlarından ve videolarından ne kadar manyak olduğunu anlayabilirsiniz, yaptığına şaşırmadım açıkcası.
çengelköy'de iki şubesi bulunan nefis çikolatalara sahip kalite üzerine çalışan ve sosyal medyada güçlü bir yere sahip cafe.
teoman'ın galatada rıhtımda şarkısının içinde geçen ve günlük hayatımıza dokunan bir söz.

"Bir şey olacağı yok ama
İnsan bekliyor, bekliyor işte"
limon ve leman gibi büyük dergilerde karikatüristlik yapmış rizeli heykeltraş. ayrıca begüm kütük’ün de kocası.

öte yandan kendisine ve eşine büyük sabır diliyorum. gazetelerde okuduğumuza göre daha ana karnındaki biricik yavrusunu kaybetmiş. başı sağolsun.
peşin not: ingilizce anlayan, terkedilmiş erkek arkadaşların bu başlıktan uzak durmaları önemle rica olunur.

şimdi tanıma gelecek olursak amerika'nın mazhar alanson’u, kanada asıllı büyük üstad leonard cohen’in sitem dolu meşhur şarkısı. bu şaheserin, dostuna yazdığı rivayet edilen mektubun bestenlenmesi ile oluştuğu söylenir.

şarkıyı dinlemek için buraya tıklayınız .ardından aşağıda bir miktar tercümesini vermiş olduğum şarkıyı sadece sarhoşken dinleyiniz. ya da boş verin sarhoş değilseniz bile dinleyiniz. evde, işte, otobüste her yerde bunu kulağınızdan, eğer ingilizceniz iyi ise dilinizden düşürmeyiniz.

‘aralığın sonu
sabahın dördü
sadece iyi olup olmadığına bakmak için yazıyorum
new york soğuk olsa da, seviyorum buraları
akşam boyunca clinton caddesi'nde müzik var
duydum ki, o küçük evini çölün içinde yapıyormuşsun
hep bir yerlere kaydettiğini sandığım şeylerin hiçbiri için yaşamıyorsun artık

elinde senin saçının bir tutamıyla jane* geldi
dediğine göre sen vermişsin onu
her şeyi kafandan atmaya gittiğin gece
kafandan atabildin mi bari?

seni son gördüğümde, çok daha yaşlıydın sanki
o meşhur mavi yağmurluğun da omzundan yırtılmıştı
sanki tüm trenleri karşılamak istercesine istasyona gitmiştin hani
sonra da eve gelmiştin, lili marleen'i orada bırakarak
ve yaşamından sıyrılmışcasına kadınıma yüklenmiştin
ve sonunda eve geldiğinde kimsenin kadını değildi artık...’
işteyken fark ettiğim durum.

bir barda çalmaktayım. herhangi bir şarkının ortasındayken bir sarhoş gelip alakasız (bkz: azer bülbül) (bkz: ebru gündeş) şarkılar istiyor. istediği şarkıların repertuvarımda olmadığını duyunca "sen de bir bok bilmiyorsun." gibi çıkışlar alıyorum. birkaç istisna değil, genel durum bu. adam kendi dinlediği şeyin tek, en doğru olduğuna kendini o kadar inandırmış ki benim müzik bilgimi aşağılama yetisini kendinde buluyor.

bu durum sadece barda gördüğüm bir durum değil. kimse bilmediğini veya bildiğinin yanlış olduğunu kabullenmiyor. gerçekten hastalıklı bir durum.

herkesin her şey hakkında fikri var.

karşısındaki insana fikrini kabul ettirmek dışında bir amaç göremiyorum herhangi bir konuşma içinde.
plan sekans çekilmiş deneysel suç filmi.

plan sekansı bilmeyen arkadaşlar için açıklayalım: bu filmde kamera filmin başında açılmış ve film bitince kapanmış arkadaşlar. bu da demek oluyor ki oyuncuyla birlikte arabaya binen, oyuncuların arkasında koşan bir kameraman ve sesçi var.

filme gelecek olursak:

--- spoiler ---
film berlin'de bir kafede çalışan yalnız ve çok sıkılan bir yabancının clupta eğlenirken çekilmiş görüntüleriyle başlıyor. cluptan çıkan victoria bir gruba katılıp o gruplar birtakım bulaşmaması gereken işlere bulaşıyor. yaşanılan 2 saati, olayların ne kadar hızlı ilerlediğini anlatmada plan sekans inanılmaz başarılı.
--- spoiler ---