teoman'ın seslendirdiği şarkıyı hatırlatmıştır.

İçeriden yeni çıktım, dünya almıyor beni.
1700 liralık uçak biletini aldıktan sonra ulan bu siteden aldım ama neymiş kimmiş bu site diye internetten bakınınca okuduğum yorumlar kısa süreli bi kalp krizi geçirmeme sebep oldu . her yerde dolandırıcı site , paramızı alamadık , biletimiz kesilmemiş , uçamadık gibi yorumlar ... tam paradan ümidi kesiyodum kii gecikmelide olsa rezervasyon mailim geldi ve sorunsuz bi şekilde uçtum . ha bana sorun çıkmaması güvenilir olduğunu kanıtlamaz orası ayrı
4 yıldır bıkmadan içtiğim camel soft
birde arada sardığım drum bright blue var tabii
sizin içtiğiniz sigara ne sözlük?
kendilerine başvurarak bu yaz için italyada gönüllü bir çalışma kampına gideceğim kurum. ilk kez deniyorum ve sistem -anlattıkları ve okuduğum kadarıyla- 2 veya 3 hafta süren bir toplum yararına proje kampında günde max 6 saat çalışmak üzerine kurulu. bu çalışma karşılığında konaklamanız ve günde 3 öğün yemeğiniz karşılanıyor. uçak biletleri, vize masrafı (yeşil pasaporta şükürler olsun), ve elbette orada harcanacak para size ait. gidenler çok memnun, ben de bu yaz memnun kalırsam önümüzdeki donem için gezmek istediğim çok ülke var. gidenler ve tecrübe sahibi olanlar varsa bu entry altında toplanalım efem buyrun.
Yapım yılı 1995 olan osman cavcı'nın harikalar yarattığı, fazlasıyla geyik bir televizyon filmidir. Sapitop isimli şekerden ücretsiz tatil kazanan hurdacı şaban'ın oğlu 'değişik' bir adam Acıbadem'li Seyfettin ile Sedef isimli ablayı otelin aynı odaya vermesi sonucu ortaya çıkan olayları anlatıyor. 90'lı yıllardan detaylar için bile bir kez izlenebilir bence. Ayrıca (bkz: dövmecinin alosu)
interrail turkiye gruplarindan da tanidigimiz, blogger- gezgin.

yusuf akkuş tarafından darp edildiği söyleniyor. şuan instagram hesabında görüntüleri mevcut.

https://www.instagram.com/elifkubragenc
portekiz'in kuzey bölgesinde braga'ya bağlı bir şehirdir. bu şehir aqui nasceu portugal mottosuyla portekiz ulusunun doğduğu yer olarak bilinir. tarih kokan dar sokakları, çiçeklerle süslü parkları, kaleleri, kiliseleriyle görmeye değer, gezginler tarafından pek bilinmeyen küçük ve şirin bir şehirdir. porto'dan trenle yaklaşık bir saatte ulaşabilirsiniz.
portekiz'in en güzel şehirlerinden biri olan coimbra erasmus öğrencilerinin uğrak yeridir ve türkiye'nin eskişehir'i diye benzetmeler yapılır. üniversitesi de dünyanın en eskilerindendir. en düzgün portekizce bu şehirde konuşulur, en güzel fado bu şehirde dinlenir. yokuşları, dar sokakları, barları, restoranları, cafeleriyle birlikte çok şirin bir şehirdir, insanı kendine bağlar, tekrar tekrar gitme isteği doğurur.
latin ve afrika kültürünü sımsıcak bir şekilde birleştiren dans ve müzik türüdür. şarkı sözleri portekizce, yerel afrika (çoğunlukla angola) dilleri ve ingilizceden karma şekilde olur genelde. ispanyolca kizomba şarkılar da var ama portekizce kadar hareketli olmuyor. dansın odak noktası kalçalardır. genelde çift halinde dans edilse de erkek pek birşey yapmaz, dansın kalitesi kızın yeteneğine kalmış artık.
irmaos verdades, nelson freitas, c4 pedro gibi sanatçılar bu müziğin üstadlarıdır.
karadeniz sahilinde, giresun'a bağlı çok şirin bir ilçedir. adı tri-polis yani üç şehir anlamındadır. bu ismi bölgede bulunan saint john, bedrama ve andoz kalelerinden almış. her ne kadar karadeniz şehri olsa da sanki ege'de bir sahil kasabasıymış hissi veriyor. tirebolu'nun kalesi, plajları, yüksek kaliteli fındığı ve 42 numaralı çayı meşhurdur. hiç restorasyon yapılmamış ve yok olmaya terkedilmiş olsa da bolca tarihi yapıya sahiptir. köylerinde ve şehir merkezindeki harabe kiliseler, rumlardan kalan tarihi evler, mağaralar, çeşmeler...