hedonizm, yani hazcılık: yaşamın anlamını haz olarak gören, haz veren her şeyin iyi olduğunu ve bütün eylemlerin amacının haz olduğunu öne süren, sevincin kaynağını hazda bulan dünya görüşüdür. ekonomik etkinliğin hazzın en yüksek noktasına varacak biçimde geliştirilmesi öğretisi olarak da tanımlanabilir. bu yaklaşımın kurucusu aristippos, temsilcisi epiküros’tur.

türkiye'de ise bu akımı halkla buluşturan, tanıtan bir sanatçımız var. o da oğuz yılmaz.
ve oğuz yılmaz "bas bas paraları leyla'ya" parçasında "leyla" kişisini bir metafor olarak kullanmıştır. aslında leyla, oğuz yılmaz'ın eğlence ortamlarında para basılmasını salık verdiği herhangi bir kadın değildir.
leyla şarap da olabilir, edebiyat da olabilir. çok almak istediğin yeni çıkan ankastre bir buzdolabı da olabilir, çok sevdiğin bir yemek de.
oğuz yılmaz'ın burada en basit tabiriyle vurguladığı şey, hayatın en önemli değerinin haz ve zevk almak olduğu ve ideal yaşama ancak bu şekilde ulaşılacağıdır. bu bağlamda, sonsuz olmayan şu dünya üzerindeki sonlu yaşamımızda, bütün çabalarımızı, duygusal ya da fiziksel fark etmeksizin bizi gerçekten mutlu eden şeyler yönünde sarf etmemiz gerektiğidir.
sanatçı, öncüsü aristippos'tan aldığı öğretiyi hakkıyla irdeliyor bize de yalnızca ona bir kulak vermek düşüyor.

https://www.youtube.com/watch?v=xs8hl0lcFGc
alakam olmamasına rağmen, karaborsacılık işi erbabı olsaydım satmayacağım bilet genco erkal'ın oynadığı herhangi bir tiyatro oyunu bileti olurdu. oyuna muhakkak giderdim, fazla aldıysam da sevdiğim bir arkadaşıma hediye ederdim.

onun dışında her türlü konser, maç, etkinlik vb. biletini (aldığım fiyatın üstünde olması kaydıyla) üçüne beşine bakmaz okuturdum.
2018 dünya kupası için yine geliyor gönlümün efendisi. çocukluğumun 6'da kalkma sebebi .

2018 trailer
Yağan sağanakla beraber yaşanmış olan kesintidir. Bir kaç dakika önce mecidiyeköy'de elektrikler kesildi. Ne kadar süreceğini kestirmek zor ama sağanağa bakınca mumlara daha sıkı sarılıyor insan
orantısız popüleritenin verdiği gazla edebiyatçıların kemiklerini sızlatan ve insanların içini ürperten olay
özellikle bu yılın başlarında çok popüler olan kripto paralara her gün yenileri ekleniyor. bu piyasayı takip ederken kendi kendime sordum neden interrail gibi güçlü bir özgür organizasyonun kendi dijital parası olmasın. düşünsenize sahip olduğumuz iletişim kanalları ve gezgin topluluk sayesinde bütün dünyaya kabul ettirebileceğiniz bir kripto paranızın olması ve bu para güzel bir proje ve reklam ile ICO sitelerinde gerekli proje desteğini toplayacağından hiç şüphem yok. tabi bunlar uzun vadeli projeler iki veya üç yıl çalışılması lazım. ilave olarak bu projeye diğer para birimlerinden farklı olarak sıra dışı ve gezgin kültürüne uygun bir algoritma ile desteklenirse(blockchain, crpytonight gibi sistemler yerine) kripto yatırımcıların ilgisine hızlıca çekeceğine inanıyorum. bu hayali bir an düşünmek bile güzel geldi fakat gerçekçi olursam çok zor bir proje olduğudur. ama unutmamak lazım imkansız değil.
başlığın uzun hali: elektrikli süpürgenin aslında bildiğimiz gırgır aletinin elektrikli hali olması olacaktı.

çalışma mantığı olarak gırgır denilen alet halı, kilim vb. yerlerdeki süpürülmesi gereken parçaları iğnemsi bir fırça ile haznesine topluyor. aynı mantık da aslında elektrikli olmasının dışında elektrikli süpürge için de geçerli. bunun dışında ikisini de ıslak parçaları toplayamıyorsunuz falan filan.

mühendis misin delikanlı diyeceklere peşin edit değilim, hatta alakam olmaz ancak evini her hafta süpüren evli bir erkeğim.
insanda utanma hissi yaratan ve anlık olarak kütüphanede başıma gelen hede.

bir de bu sese karşı dönüp taaaa ön sıralarda oturan arkadaşların tek kaşı havada bakış atması? kamufle etmek için uğraştığım aksırma,tıksırma çabaları da fayda etmedi sözlük.
aslında bu başlık benim için bir araştırma niteliğindedir. artık yıllardır aniden çekip gitme isteğimin başlangıç noktasıdır, karar aşamasıdır.
yaramazlık* yapan kişileri dize yatırıp totoya vurmak suretiyle yapılan uygulama